Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet Din ve İnanç

cinler varmıdır nasıl yaşarlar

 Din ve İnanç forumunda yer alan cinler varmıdır nasıl yaşarlar konusu, cinler varmıdır nasıl yaşarlar cinler varmıdır nasıl yaşarlar C İNLER VE VAROLUŞ NEDENLERİ İblis maddeye bağlı madde ile var olan kuvvettir. Hayvanlar da da cinler vardır. Hayvanlar da günah işler ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-Mart-2014, 14:10   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart cinler varmıdır nasıl yaşarlar

cinler varmıdır nasıl yaşarlar

CİNLER VE VAROLUŞ NEDENLERİ

İblis maddeye bağlı madde ile var olan kuvvettir. Hayvanlar da da cinler vardır. Hayvanlar da günah işler ve zulmeder.
Cinler inananlar ve inanmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. İnanan cinler Öldükten sonrasına inanan, bu dünya saltanatına sırt çevirmiş, insanlara hiç yaklaşmayan iç dağlarda ve ıssız bölgelerde yaşayan iyi cinlerdir. Şeytani cinler ise iblisin yoluna uymuş ve bu dünya yaşamına aldanmış öldükten sonra dirilmeye inanmayan ve maddeden yapılı iki ayaklı hareket eden insana kötülük ve düşmanlık eden cinlerdir.
Öyle inançlı cinler vardır ki ‘Evladım insanların yanına yaklaşma, onları görürsen uzaklaş ‘diye öğüt verir. İşte bunlar cennetliktir.
Ey düşen iblis, kötücül cinlerin önderi, Ruhları ele geçirdin. İnançları yıktın. Karmaşa, hukuksuzluk, ölümler ve felaket getirdin. Ey inanan insanlar ve cinler Tanrıdan başkasından korkmayın. Tanrı var iken neden umutsuzluğa düşüyorsunuz.
İblis zenginlik, güç ve seksten meydana gelen maddi dünyayı kontrol eder. Maddi arzuların ve hazların sahibidir. Ona ruhunuzu vermeyi söz verirseniz tüm bunları sağlayabilir. Yani Ahirete inanmayıp dünya için mücadele ederseniz şeytani cinlerin oyuncağı olursunuz.
İnsan derisinin gözenekleri cinler için koca yarık gibi sanki mağara şeklindedir. Yoğunluğunu değiştirebilen ve her forma girebilen iblis bedene bu gözeneklerden girebilmektedir. Mana ve anlam şeklindeki cinler maddesel şekillere ve bedenlere girmeyi yaşamsal bir gereklilik olarak görürler. Onlar için madde bedene sahip olmak ve onun üzerinden beslenmek yaşamsal bir gerekliliktir. Öncelikle çıplak dolaşmak yanlıştır. Bedenin görünür bölgelerini de su ile yıkamak (abdest) gereklidir. Yıkamak düşünce kalıbını sıyırıp atmak demektir. Şöyle ki olumsuz bir enerji bedene bir elbise gibi yerleşir. İnsanın dış cephesi olan deriye yerleşir. Yani anlayacağınız insanın içine girer ve şeklini alır. Bu şekilden çıkarmanın en etkili ve tek yolu yıkamaktır. Su ile Yıkamak sıyırıp atmak, elbiseyi çıkarmak gibi cinlerden temizlenmeyi sağlamaktadır.
Bir cinin insan hakkında bilgi alması birkaç dakika sürer. Bir saniyenin içinde insanın yaşadığı şehre gelir ve ikametgahında dolaşır . Kişinin şeytanlarıyla görüşür ve durumuna vakıf olur. Cincilerin cinleri yeryüzündeki herhangi bir yerdeki bir insanın durumunu tespit edebilir.
Cinler ile beraber yaşarız. İç içeyiz. İnsan cinsiz boş bir tenekeye benzer. Cinler insanı yönlendirdikçe yanlışları yaşarız ve doğruları fark ederiz.
Cinler sürekli insanları görürler. İnsanları izlerler. Şeytani cinler inanmayanların yöneticisi ve dostudur. İnananların ise düşmanıdır. İnancı sağlam olana güç yetiremez. İnancı sağlamlaştırmanın teknikleri vardır. Sadaka verecesin, kurban keseceksin ve Allah ile konuşacaksın onu anacaksın.(Dua,Namaz)
Cinlerin türleri vardır. Ateşte yaşayanı, suda yaşayanı, havada yaşayanı, maddede (canlılarda) yaşayanları vardır.
Duayı veya (namazı) güzel edemiyorsanız sizde cin var demektir. Bu çoğu zaman hayatımızda yaşadığımız doğal durumdur. Ne korkmanız gereken bir şeydir ne de panik gerektirir. Dua ederken kesinlikle tam olarak inanacaksınız. Allah’ı görüyormuşcasına dua edeceksiniz. Allah’ın karşınızda olduğunu düşünerek konsantre olmalısınız. Konsantre olamamak cinlerin sizde olduğuna işarettir ve cinler Allah ile konuşmanızı Allah’tan istemenizi engellemeye çalışır. Farkındalık kurmayı ve bilinçli olmayı sağlayınız. Allah’ı bedensel bir şekle değil de; gören, duyan ve gönlü olan bir ruha sahip olduğunu ve onun maddeden öte olduğunu ve karşınızda olduğunu düşünmeniz cinlerin kaçışmasına yetecektir. Allah’ı düşünerek karşınızda olduğuna inandığınız an cinler sizi terk eder. Tanrıyı karşınıza aldığınız anda ondan istemeye devam edin Allah size verecektir ve cinlerde size yaklaşmakta çok zorlanacaktır. Bazen Allaha dua ederken ve namaz kılarken çok zorlandığımı, konsantre olamadığımı, üzerimde ağırlık ve baskı olduğunu hissederim bu dönemlerde cinlerin baskıladığını bilirim. Her müslümanın hatta peygamberlerin bile doğal durumudur bu saydıklarım. Hiçbir insan sürekli meleklerle yaşamaz. İnsan hayatında çoğu zaman şeytanla olsa da doğruyu ve iyiyi tercih ediyorsa ve doğruyu ve iyiyi istiyorsa yolu Allah yoludur demektir. Şeytani cinler kötüyü gösterir ve ona çağırır. İnsan böylece iyiyi ve doğru olanı fark eder. Sonuç olarak bir tercih yapar işte bu tercih inancı gösterir. İnanan insan şeytani cinlerin günahlarını ilk döneminde işlese de günaha devam etmek istemez doğru olanı başarmayı isterse geçte olsa Allah mutlaka onu muvaffak kılar.
Cinlerin üç güçlü kudreti vardır. Bu temel kuvvetler, insanı kontrol etmekte yeterlidir. İlki zenginlik için dünya hırsıdır. Kökeni inançsızlıktır. Dünya hayatı tercih edilir ahret ve inanç reddedilir. Kökeninde haz, rahatlık ve saltanat yatar. Diğer ikisi yemek ve cinselliktir. Bunlar temel ihtiyaçlardır. İnançlı insan bunları az dozda uygulamalıdır. Yetecek kadarın fazlası cinlerin esiri olmayı mutlak kılar. Tok iken yemek ve sürekli cinsellik hazzı istemek kesinlikle cinlerdendir. Cinlerin bu isteğinin yerine getirilmesi beden yönetiminin tamamen şeytani cinin egemenliğine geçmesine neden olur. İşte bu dönemde sinirli, saçma sözler, kontrolsüzlük, tezat davranışlar, saldırganlık, menfaatçilik, kötü niyet, kötülük, iyi düşünememe gibi daha sayısız olumsuz haller yaşanmaktadır. İnsanlar yemek yemenin ve cinselliğin ne kadar kötü olduğunu bilseydi bunları çok az yaşamakta ellerinden geleni yapardı. Adem’in cennetten çıkma nedenleri bu üç kudrettir. Adem yaşadığı cennet bahçesinin ve hayatının ebediyetini istemekle dünya hayatını tercih etti. Adem tok olduğu halde yasaklı meyveden yedi . Havva ile Adem birbirlerine avret yerlerini gösterdi ve ilk birliktelik saygısızca oldu. Şeytani cinlerin atası iblis, Adem ile Hava’yı cennetten çıkarmayı başardı. Ve tanrı bir afetle o cennet diyarını yok etti. Bu nedenle günahların kökeni cinlerin bu üç kudretinde yatmaktadır. Her insan bu üç günahı işlerdi. Yeter ki kötü olduğunu fark edip tövbe etsin ve akabinde doğru olanı seçsin. Adem’de aynen böyle yaptı. Boş ve bilgisiz Adem, kötüyü yaşayarak doğruyu gördü. Ve Allah’a dua edip affetmesini istedi ve doğruyu seçtiğini söyledi. Bu nedenle büyük babamız doğal bir süreç yaşadı. Olması gerekenleri en iyi haliyle yaşadı. Ölürken evlatları için dua etti. Ve şimdi altı milyar evlat yeryüzünü kapladı. Ve herkes bu üç köken günahla pençeleşmektedir.
Kurban ibadeti çok önemlidir. İlahınızı belirlemek içindir. Bağlılığınız ve sadakatiniz için kurban ibadeti vardır. Eğer Allah’a kurban keserseniz ruhsal egemenliğiniz Allah’ın kontrolüne geçer. Eğer Allah’tan dilemez kendinize güvenirseniz, dünyayı ve hazzı seçerseniz şeytani cinlerin egemenliğine geçersiniz. Define için kurban kesmek şeytani cinlere yönelik kurbandır. Cincilere gitmek, cinlerden yardım alındığından cinlere ibadet hükmündedir.
Hayatımın kısa bir döneminde cinsellik konusunda çok azgın bir dönem yaşadım. Yaklaşık üç hafta sürdü. Sürekli cinsel ilişkiye girmek istiyordum. Cinsel ilişkiden çok zevk alıyor ve sürekli bunu yaşamak istiyordum. Kendiliğinden, elimde olmadan gelişen bir durumdu bu yaşadıklarım. Şehvet cininden kaynaklı olduğunu düşünüyordum. Vücudumda birtakım değişimler yaptığını yumurtalıklarımda ve cinsel organ ve çevresinde hazza yönelik değişimlerin olduğunu hissettim. Vücudum cinsellik adına müthiş bir çalışma sergiliyordu. Düşünsel dünyamda cinsellik ön plandaydı. Tam bu dönemde bir rüya gördüm. Rüyamda ‘Dişi bir cin bir metre yakınıma oturdu. Beni görmüyordu ama ben onu görüyordum. Minyon yüzlü beyaz tenliydi. Küçüktü boyu bir metreyi geçmiyordu, sanki bir maymunun insan yüzlüsüydü, rengi tüyleri sarıydı, saçları sarı ve insan saçıydı, saçları küte yakındı uzun değildi düzgün taranmıştı, göz beyazının çevrelerinde kırmızılıklar vardı. Bir maymun edasıyla yanıma oturdu, ayaklarını topladı ve bekliyordu. Bu rüyayı gördükten sonra ‘Şehvet cin’inin gelmiş olduğunu anlamıştım. Cinsellikte yüksek potansiyelli bu dönemim hoşuma gitse de cinlerden geldiğinden dolayı Allah’a dua ettim o’nu benden uzaklaştırmasını istedim. Kısa zaman içinde beni terk etti. Çocuğum olmuyor diye medyum ve cincilere gidildiğinde aynen bu tür durum görülmektedir. Medyumun cinleri hastaya gelir ve şehvetini arttırır. Kadınlarda bu durum daha iyi yaşanmaktadır. İyi biliniz ki yemek yemenin ve cinselliğin atası iblistir, yani şeytani cinlerdir. Hazcılık ve birtakım amaçlar için cincilere ve medyumlara gidip cinlerden bu tür yardım almanız tamamen küfür ve cehennem çıkmazıdır. Yanlış yoldur ve büyük günahtır. Sonra daha büyük sıkıntılar yaşatır. Derdinize de çare olmazlar. Hatta daha kötü duruma düşürürler. Cinlerden değil Allah’tan yardım dilemelisiniz. Medyumlara, cincilere ve büyücülere asla gitmemelisiniz. Çocuk olmamasının nedeni çoğunlukta cinsel ilişki değildir. Kadının yumurtalıklarına ve üreme yoluna, erkeğin ise meni durumuna göre tıbbi nedenler bulunmaktadır. Yine bunların da nedeni tıkayıcı ve engelleyici hücre oluşum cinleridir. Cinlere karşı cinlerden yardım istenilmez, cinlere karşı Allah’tan sürekli ve bütün kalbinizle uzun süreli(6 ay ila 5 yıl) dualardan sonra o cinlerin yok edilmesiyle amaçlarınıza ulaşırsınız. Bununla beraber tıbbi tedavilere mutlaka gitmelisiniz. Dolaşımı ve işleyişi yavaşlatan cinlere karşı ‘tıbbi’ içerden savaş ve destek çoğu zaman başarılı olmaktadır.
Bir dönem aşırı asabileştim. Saldırganlaştım. Kavgacı bir yapıya bürünmüştüm yine bu süre üç hafta sürmüştü. Aile çevreme ve iş çevreme zarar veriyordum. Şiddete varan tavırlar sergilemiştim. Bu dönemde sinirliydim ve her şeye muhaliftim. Tam bu dönemde yine benzer bir rüya gördüm. Rüyamda orta ile uzun arası hafif iri cüsseli, kulakları yuvarlak ve çıkık bir adam sağa sola bağırarak bana yaklaşıyordu . Beni görmüyordu ama ben onu görüyordum. Korktum ve yanımdan geçti. Yaygaracı bir hali vardı. Sonra uyandım. Anladım ki bu saldırganlık veren cindi. Saldırganlık cin’in baskısına uğradığımı fark ettim, Allah’a onun şerrinden kurtarması için dua etmeye devam ettim.. Sonra beni bıraktı.
Ayetül-kürsi’nin sonundaki ‘O’nun (Allah’ın) kürsisi (baktığı alan, önü) yerleri ve gökleri kaplamıştır. Onların (tüm yaratılmışların) gözetimi O’na (Allah’a) asla ağır gelmez.’ Ayetini okurken bu kelimelerdeki anlamı taşıyarak ve bütün kalbinle inanarak söylendiğinde cinlerin kaçıştığı veya kaybolduğu kesinlikle bilinmektedir. Sadece Arapça dilde Ayetül Kürsi okumakla cinlerden korunmuş olunmaz. Öncelikle bu sureyi Türkçe ezberleyeceksiniz ve öyle okuyacaksınız. Anlamlarını bileceksiniz, inanacaksınız ve hissedeceksiniz. Bu surenin sonundaki ayetleri yukarda bahsettiğim şekilde okurken bir anda Allah’ın huzurunda olduğunuza inandığınızda cinlerin etkisi biter. Bir gün akşam vakti çok sayıda yarasaya benzer siyah kanatlı ‘Batman’ tipli adamlar gördüm. Kırsal bir alanda dolunay vardı. Yüzlerini seçemiyordum. İnsan şeklinde karartılardı. Ayetel kürsi’yi okumaya başladığımda kimileri hareket etmez, kimileri geriye dönüp gider, kimileri de benimle beraber okumaya başladı. Ne zaman ki bu son ayetlere geldim hepsi yere yattı. Adeta yere yapıştılar ve bir daha son ayetleri tekrarladığımda kaybolduklarını gördüm. Benzer bazı dualar ve ayetlerinde aynı etkiyi yaptıklarını bilmelisiniz. En etkili dualar doğal ve hedefe yönelik dualardır. Mesela bir etkili duamı söyleyeyim. ‘Ne yerde ne gökte zerre kadar hiçbir şey Rabbimin gözünden kaçmaz. O’nun azabı pek çetindir ve O’nun her şeye gücü yeter.’ Bu duadan zarar görürler. Dualarınızı Türkçe edin, kendiniz mantıklı şekilde edebilirsiniz ve en etkili dua doğal duadır. Mesela namaz durulurken ellerinizi kaldırıp Allah’ı karşınıza aldığınızı düşünerek Allah’u ekber dediğinizdeki halden bile cinler kaçışmaktadır.
şünce bir hedefe yönelik çıkar. Hedef nedir buna dikkat edilmelidir. Hedefe göre düşüncenin kaynağının şeytani cinlerden mi yoksa meleklerden mi çıktığı tespit edilir. Düşüncelerin türü faydalımı zararlı mı olarak ayrılabilir. Şahsi menfaate dayalımı yoksa tüm insanlığın menfaatine mi dayalıdır. İşte bu testler ile düşüncenin kaynağı rahmani mi şeytani mi anlaşılır.
Cinciliği, büyücülüğü, medyumluğu öğrenmek ve yapmak isteyen kişilere iblisin cinleri gelir. Bu şeytani cinler önce Allah’ı reddetmeyi, şeytanı tercih etmeyi yani şirki önerir. Sonra cinler kendisi adına kurban kesilmesini ister. Kurban keserseniz o şeytani cin bir süre size hizmet eder. Sonra sıkılır ve giderken daha büyük zarar verir. ‘Aman be aciz insan, seninle mi uğraşacağım, aptal insanoğlu der.’ Kurban keserek şirke düşersiniz, Allah’tan başkasından yardım almak şirktir. Allah’a muhalif olmaktır. Sonra zinayı tavsiye eder. Aileleri dağıtır toplumu yozlaştırır. Sonra içkiyi, uyuşturucuyu ve her türlü kötü alışkanlıkları önerir. Cincilere giden insanlara da bu üç büyük günah tavsiye edilir ‘şirk, kurban, zina’ bu üç büyük günah meşru olamayan dünyalık istekleriniz için küfür çıkmazıdır. Cincilere gitmek şeytana ibadetin ilk aşamasıdır. Cincilere gitmek şeytana başvurmak anlamına gelir namaza gitmek te Allah’a başvurmak gibidir. Kimden yardım aldığınıza dikkat edin. Şeytan açıkça insanoğluna düşmandır. Birkaç isteğinizi yapsa da bütünde mutlaka size zarar verir.
Harut ve Marut isimli iki insan, doğru söyledikleri için meleki kuvvetleri taşıyordu. Bu insanlar dünyada büyücülüğün en yaygın olduğu bir dönemde o merkezde doğmuşlardır. Bu insanlar Allah inanır ve güvenir idiler. Büyücülüğün temelini fark etmiş ama şeytana tabi olmamış bu insanlar kendi yollarının doğru olduğunu görüp bu fikirlerini insanlara anlatıyorlardı. Harut ve Marut büyünün ve büyücülüğün şeytandan kaynaklandığını söylüyorlardı. İsteklerini şeytani cinlerden istememelerini ve şeytana ibadet etmemelerini öğütlüyorlardı. Harut ve Marut büyünün yapılışını anlatırken bunun bir küfür büyük bir yanlışlık olduğunu söylüyorlardı. Allah’tan dileyin ve istekleriniz meşru olsun diyorlardı. Hazcılığı ve dünyayı bırakmayı ve ahret için yaşamayı tavsiye ediyorlardı.
Ani korkma, refleks, sıçrama, kontrolsüz tepki ve sözler cinlerdendir. Cinler genelde ve doğal olarak beden üzerinde etkindir. Bu durum bazı dönemler çok artar bazı dönemler azalır. Arttığı dönemlerde hata yapma oranınız, sinirlenmeleriniz ve saldırganlığınız artmaktadır.
Sırtınıza vurulduğunda ani ve sert tepki veriyorsanız, düşünmeden hemen şiddete başvuruyorsanız beden egemenliği şeytani cininizdedir. Kendinize dokunulmasından sinir oluyorsanız yine cinin etkisindesiniz demektir.
Cinler, zenginlik güç ve seksten meydana gelen maddi dünyayı kontrol eder. Maddi arzuların ve hazların sahibidir. Ona ruhunuzu vermeyi söz verirseniz tüm bunları sağlayabilir. Genelde az bir şey karşılığında sizi aldatır.
Dini çağrılara sırt çeviren, yaşama duyumsamazlık üreten ve faydalı olmayı reddeden düşüncelere sahip olanlar kıskançlık cinine maruz kalıyordu. Gündüz şeytanı olarak bilinen kıskançlık cini insanı aldatıyordu ve bilakis tembellik üretiyordu. Umutsuz ve hüzünlü olmanın getirisidir tembellik. Şeytani cin, telkinlerine uyan insanın yavaş yavaş ruhunu ele geçirir ve uyku nöbetleri, uyuklamaklar sıkça görülmeye başlar. Hayattan zevk almayan ve gelecekten beklentilerini kesmiş olanlar bu şeytana aldanmışlardır. Bir takım düşünceler ile yaşama arzusunu ve yaşam sevincini köreltir.
Cin ve şeytan çıkardığını söyleyenler aslında farkında olmadan cinlerle işbirliği yapmaktadırlar. Şeytan çıkaran papazlar Tanrı adına bunu yaptıklarını söylerler. Cin çıkaran cinciler Allah için yaptığını söylerler. Ancak onların olduğu yerlerde onların dahi farkında olmadıkları ‘icraat cinleri’ vardır. Bu insanların çevrelerinde gezen bu cinler insanların içine girerek tuhaf hareketler yaptırırlar. Bu cinler cincilerin inanışlarından ve yaptıkları birtakım rutiellerden dolayı cincilerin etrafında gezerler. Çogu zaman şeytani cinler cincilere hizmet eder çoğu zaman cinciler dahi bunun farkında olmaz. Cin çıkaranların cinleri insana bulaşır. Yoksa insanların böyle harici cinleri yoktur. Afrika da ilkel dinlerde de , Hristiyanların papazları da , Müslümanların cincileri de günümüz modern medyumları da bu şeytani işleri yapmaktadırlar. Şeytana inanmak ve üstün bir güç olduğunu kabul etmekle bu işe başlanıyor. Tedavi ederek ve cinleri çıkartarak tanrıya hizmet ediyorum gibi kutsal bir sapkın düşünceye kapılıyor. Aslında cinler kendilerine inanan ve üstün sayan insanların ardından giderek kendilerini fark ettirmeden cin çıkardıklarını zannettiriyor. Cin ve şeytan çıkarma seansı başlarken cin çıkardıklarını zannediyorlar ama aslında icraat cinleri o anda insana giriyor. Hem hastayı hem de medyum iyi bir iş yaptırıldı anlamında kandırılıyor. İnsanların bağırması, kusması, mide ağrıları ve bayılmalar seansta görülüyor.
Cinler, insanı yönetme ve yönlendirme gücü olduğunu görünce insanı kötü ve olumsuz yönde kullanmaya başladı. İnsanı iyi yönde kullansa ve iyilik etse idi tanrı tarafından ödüllendirilirdi. insan aracının şoförü olduğundan tercihini içinde bulunduğu yaşamın menfaatlerine göre davrandı. Vicdani ve dürüst olmak yerine kolay görünen batıl bir yol tercih etti. Cinler insanı kötü yönde kullanarak dünya menfaatlerini ve dünya hayatını tercih etmiştir. Cinler daima insana kötülüğü emrederken insan bu his ve düşüncelerin kaynağından Allah’a sığınırsa bu sefer meleki kuvvetler iyi yönde insanı yönlendirmeye başlarlar. Önce kötü hisleri ve düşünceleri reddetmekle tanrı tarafını seçmiş olur.
Manevi değerlerin ve ahlakın gücü azalınca maddeci şeytan sahneye çıkar. Yeryüzünde belirli dönemlerde iblis ve cinlerinin egemenliği görülmüştür. Bu dönemlerde günahlar tavan yapar. Yeryüzü adaletsizdir, gelir adaleti yoktur.
İnançlı bir insanın hayatında cinlerin aldatmacaları sayısızca görülecek bir durumdur. İnsan günahlı bir varlıktır. Günah işlemeden duramaz. Amacı günah işlememek olan insanın günah işlemesi doğaldır. Ve mücadele ederse mutlaka Allah onu kurtaracaktır.
Cinler insanda mana, anlam oluştururlar. Düşüncelerinizi seçmiş olduğunuz yaşam tarzı belirler. Yaşam tarzınız inancınızın yansımasıdır.
Başta ağırlık, gözlerde sürekli dalgınlık, boş boş durma ve sürekli bir noktaya bakma, ortama ve diyaloglara karışmama, kafa şişkinli gibi durumlar cinlerdendir.
Şeytanın yardımına ihtiyaç duymadan küfre düşmeden sadece Allah’tan yardım dileyerek edilen dualar ile tedavi yapılır.
Allaha dua ederken ve Allah’tan yardım dilerken kendisinin ettiği duadan dolayı kendisinin iyileştirdiğini düşünmek şeytandandır. Siz sadece isteyicisiniz. Şeytanı bertaraf edecek olan da hastalığınıza şifa verecek olan da Allah’tır. Dua ederken ona inanın , güvenin. İnsanlar genelde benlik cininin bu aldatmacasına düşer. Siz Allah’tan dilersiniz Allah da dilerse duanızı ve isteğinizi amaç ve sonuçlarını değerlendirerek kabul eder veya etmez. Ben günahkarım Allah benim dualarımı kabul etmez gibi düşünceler de benlik cinindendir. Bu tip insanlar sadece kendilerinin çok günah işlediğini düşünürler. Halbuki insanlar günahlı varlıklardır. Günah işleyecek sonra yaptıklarının hatalı olduğunu görecek sonra günahlarından bağışlanma dileyecek sonra bu günah ve hatalara düşmemek için Allahtan yardım dileyecek ve kendisini Allah’a teslim edecektir. Şeytanın varlı bir gerekliliktir. Şeytan ile günah işler ve günahla gerçeklerin ve doğruların farkına varırız.
İnsan cinlere karşı dua edip Allah’a sığındığında hemen sıkıntı giderilecek beklentisine düşüyor. Çok acelecisiniz. Hemen sonucu beklemeyin. Tanrı her şeyi doğal oluşum sürecinde organize ediyor. Mucize beklemek yerine ona inanıp güvenmeye devam edin. Sıkıntı, günler, aylar hatta yıllar alabilir. Dua ederken ruhen kalben değişim içinde olduğunuzda duanız kabul edilmiştir. Yani hem dua edip hem de durumunuzda bir değişim yoksa sorun devam ediyor demektir. Bilincinizi, düşüncelerinizi ve anlayışınızı değiştirecek bilgiler yüklerseniz kendinize mevcut sorunu meleki kuvvetle yıkmış olursunuz. Bu sizin soruna yüklediğiniz anlam ve soruna karşı verdiğiniz direncinize göre değişmektedir. Gerçekten sorundan kurtulmak istiyor musunuz. İstiyorsanız soruna neden olan mısınz bunu bilmelisiniz. Doğru zannettiğimiz bazı fikirlere sıkıca yapıştığımız için sıkıntılar artıyor ve zamanı uzuyor olabilir. Belki de doğru zannettiğimiz fikirler gerçekte yanlıştır. Hatta bazı insanlar sorunu reddettiğini söylerken bizzat sorunu istemektedirler. Farkında olmadan yanlış bir fikri sahiplendiğinden sorunun kaynağı olabilmektedir. Sıkıntılar insanın inancına, bilincine bilgisine göre uzar yada kısalır. Tüm bu psikolojik terimlerin kaynağı cinlerle mücadeledir. Sadece Allah’a inandım demekle inanç olmadığı gibi bazı ibadetlerle bu inancı destekleyip pekiştirmeniz gerekmektedir. Aynı şey cinlerin şerrinden Allah’a sığındım demekle kurtulmuş ve bitmiş olmuyor. Birtakım terapilerle, doğru düşüncelerle ve bazı uygulamalarla pekiştirmeniz gerekmektedir.
Bir şeyin hemen olmasını istemek ve acelecilik cinlerdendir. Mucize beklentisi, olağanüstü şeyleri başarırım beklentisi, sihir, büyü gibi şeyler cinlerdendir.
İblis, Topraktan şekillendirilmiş ama ruhu daha üflenmemiş Adem’i gördü. İçine girdi. Baktı ki bunun içi boş. Yönetilecek yönlendirilecek ve kullanılacak bir varlıktı. İnsan, İblis için bir eğlenceydi. Aynı zamanda bir fitneydi.
Bu dünya hayatına aldanıp cinlere uyanlar dünya menfaatleri için yaşamaya başlarlar. Küfrün içine düşerler. Cinlerin dediklerini yapmaya başlar. Haksızlık, gıybet, yalan ve kötülükler hayatınızı donatır. Ve tamamen yaşam sınavını kaybedersiniz. Size bir mühür vurulur. Gerçekleri göremez Allah’ı ve yasalarını anlayamazsınız. Basit bir yaşam sürerken bocalarsınız ve az bir şey karşılığında hayatınızı feda edersiniz.
Tanrıya sadık olmaya çalışan bakir bir kızı, cinler şunlarla aldatır. ‘Şan, makam, yakışıklı erkek ve bol yaşam ile aldatır. Arzulara doyum ve bol yaşam karşılığında ruhunu şeytana satar. Cinlerin egemenliğinde inançsız olup alçalmak kaçınılmazdır. Cinlerin hedef gösterdiği o güzel yaşama ve o muazzam hedefe ulaşmak cinlerin yardımıyla mümkün değildir. Her konuda batıl bir yolu seçmiş olan asla hedefe varamaz ve hep kaybeder.
Şeytanlara uyan bir insan zamanla simaları bedenleri ve giyimleri değişir. Anlayışları da değiştikçe görünümleri simaları da değişir. Her dönem dünya görüşü şekline yansır.
Dünyada zulmeden her varlık cezasını cehennemde görecektir. Dünya yaşamındaki tercihler cehenneme gidişi belirler. İblis nasıl insana düşman olup sürekli insana kötülük yapmayı seçmiş ve bunu uygulamış ise karşılığını ahrette mutlaka görecektir. İblis insan üzerinden geçinmeyi ve yaşamayı seçmiştir. Hak bir yol tutabilir iken batıl bir yol tutmuştur. Hayvanlar da böyledir. Mesela aslan geyik yiyerek varlığını ve yaşamını sürdürmüştür. Böylece aslan batıl bir yol seçmiştir. Geyikler aslanlardan ahrette alacaklıdır. Canları karşılığında hayatlarını alan aslanları cehenneme gidişine neden olacaktır.İblis gibi insanlar da hayvanlar da yaptıklarının karşılığını mutlaka alırlar. Mesela başkasının eşiyle birlikte olmak isteyen bir serçe girdiği kavga ile bir gihay yolu tutmuştur. Ve mutlaka ahrette bu kavga sorgulanacaktır. Hayvanlar da hesaba çekilirler. Bu hesabı aslında her varlık kendi içinde verecektir. Ayrı bir dış hesaba gerek duyulmayacaktır.
İyi ve ahlaklı kişiler dünyada hoşlanılmazdı. Çünkü onlar fedakar olmayı öğütlerlerdi. Bu da insanların çıkarına gelmezdi. Ancak insanlığın çıkarına gelirdi.
Cinsellik ve şehvet şeytanın en etkili yöntemlerindendir. Hatta iblis fahişeliğin kutsallığını meşrulaştırmaya çalışır. İblis cinselliği bozar, sürekli fazla arzuya yönelterek zamanla iğrençliklere sürükler. İnsanı yoldan çıkarır grup sexten, homo seksüellik, hemcins ile birliktelik, cinsellikte şiddet gibi yönlerle azgınlaşan ve cazipleştiren saplantılara düşülür.
Manevi değerlerin ve ahlakın gücü azalınca maddeci şeytan sahneye çıkar. Şeytan yeryüzünde etkili bir figür haline geldi. Yeryüzünün belirli dönemlerinde şeytanın egemenliği görüldü. Roma imparatorluğu da ABD imparatorluğu da bunlardan biriydi. 1789 Fransız ihtilali ile kardeşliğe son savaşı açan yine şeytandır. Ama şeytanın yıkılışı kaçınılmazdır.
İblis de Adem de Tanrıyı görmedi. Adem’in cenneti dünyada idi bolluk içinde bir diyarda yaşadı. İblis Adem’i saptırınca diyar iklim değişikliğiyle kuru çöle dönmeye başladı. Adem de bulunduğu yeri terk etmek zorunda kaldı.
Melekler, şeytanların düşmanlıklarına karşı dünya halkını haberdar etmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Şeytani cinlerin lideri İblis Işığın prensi muktedir Tanrının kudretini gasp etmeye çalıştığı için yeryüzünün yöneticiliğinden düştü. Adem’i reddederek Tanrıya asi oldu. İnsana iyilik ederek cennete ve tanrının rızasını umması gerekirken insana kötülük ederek beslenmeyi seçti ve dünyayı istedi.
Cinler nerede hoşnutlukla karşılanacaklarını bilirler. Bazıları beşeri beden içerisinde olup, toplumun dış olaylarına ve iş hayatına sızarlar, daha başkaları ise beşeri gözlerle görülmezler. Bunlar bazen bir erkeğin ya da bayanın iç hayatını obsede ederek kendilerine bağlarlar.
Cinleri belirli dönemlerde reddedip yendiğinizde basit alandan daha zor olana doğru aşamalı olarak kendisinden çok daha kötü alanda size tekrar gelecektir. Eğer Allah’a inanıyorsanız ve inancınıza sıkıca bağlıysanız birtakım sınamalardan geçeceksinizdir ve her sınamalarda daha güçlü konularda yoldan çevirici güçlü cinler gelecektir. Evlat, mal, dünya, kadın, cinsellik, yemek gibi çoğu alanda sizi celbedecek kazanımlar sunulacaktır.
Cinler, nefsaniyet, açgözlülük ve gaddarlık şeklinde tezahür ederler. Başkaları için hiçbir sevgi beslemezler, tüm düşünceleri kendilerinin üzerinde odaklanmıştır.  Bunlar yeryüzünde bulunan ve mahvedebileceği kimseler arayan iblisin cinleridir.
Emniyet içerisinde olduğunuzdan pek emin olmayınız. Korunmanız için “Tanrıdan yardım dileyin.”.
İmanla ve sevgi ile dua edildiğinde yeryüzü İblis’in entrikalarından ve karanlık güçlerden korunacaktır. Şer güçleri bir sevgi atmosferinin içinde iş göremezler. Onların dayanağı ve kuvveti, savaşlar ve ayaklanmalar, açgözlülük ve nefsaniyettir.
İnsan dua ettiğinde büyük ve göz alıcı bir ışık çıkartır. Cinler, ışık üzerilerine çevrildiğinde dehşete düşerler ve kaçarlar. Biliniz ki karanlık, Tanrının ışığında kaybolur.
Cinler insanı yönetir. Cinler bir algı oluşturur ve toplumda çoğunluğu yönetmeye başlarsa insanlarda şeytani bir kültür oluşur. Devrin algısına sahip olurlarsa cinlerin kuralları toplumca kabul görür. Ve o toplum obezleşir, cinsellikte sapkınlıklara düşerler. Boşanmalar artar ve cinsellik normal olmayan şekilde alenen serbest ve yaygın olur. Toplum bozulur, kimse kimseye güvenmez, herkes rahatına düşkün ve hazcı olur. Ne paylaşmak ne de sevgi bilinir. Yozlaşmış bir toplum cinlerin eseridir.
Saldırgan ve suçlayıcı tavırlardan uzak durun. Bu iblisin doğal davranışıdır. İnsanları kötüleyerek ve kırarak bir yere varamazsınız. Rızkınız konusunda endişe etmeyin. Ve gıybet ve kötülüklerle kazancınızı bozmayınız.
Cinler şekil almamış, bedene bürünmemiş manayı oluşturan kuvvetlerdir. Cinler ve melekler mana, his, vesvese, düşünce meydana getirirler. İyi düşünceler veya iyi hedefe yönelik düşünceler meleklerden çıkar. Kaynağı meleklerdir. Kötü düşünceler ve kötü hedefe yönelik düşüncelerin kaynağı da cinlerdir.
Mana maddeyi etkiler ve yönlendirir. Hareketi ortaya çıkartan manadır ve bir hedefe yöneliktir. Mana maddeden temel sebebidir.. Maddenin şekil almasını ve tüm yaşamı manalar etkiler. Bu nedenle düşündüklerinize, amaçlarınıza çok dikkat etmelisiniz. Hastalıkların, stresin ve kanserlerin kaynağının düşünsel dünyamız olduğu ortaya çıkmıştır. Kuantum fiziği tüm bunları doğrulamaktadır. İnsanın iyiliği tercih etmesi tüm hayatını olumlu yönde etkilemektedir.
Vesvese duyulan anlamlardır. Buna düşünceler de denir. İnsan bizzat kendisi düşünmez. Düşünce cinlerden ve meleklerden çıkar, düşünce insanın kendisinden olmayan bir şubedir. Düşünce farklı bir kaynaktan çıkar. İnsanın zihnine gelir ve oradan geçer. Gerçekte insan düşünmez. Düşünüyorum öyleyse varım kelimesi şeytanın sözüdür. Öncelikle düşünmüyoruz. Var olmak ta düşünceye bağlı değildir. Yaşam alemine geldiyseniz varsınız demektir. Gören göz, duyan kulak ve bir kalbiniz varsa hissediyorsanız o zaman varsınız. İnsan Allah ile var olur. Allah istediği için siz yaşarsınız. Allah yoksa yaşam da yoktur. Ama yaşam yoksa Allah halen vardır. Belki başka varlıklar için yaşam vardır.
Vesvese olumsuz düşüncelerdir. Düşüncenin olumsuz olduğunu nasıl anlarız. Eğer düşünceleriniz şahsi çıkarlarınız için başkalarına zarar veriyorsa bu olumsuzdur. Cinlerdendir. Genelin ve tüm insanlığın çıkarına bir iş ise meleklerdendir. Eğer yıkıyorsa cinlerdendir, yapıyorsa meleklerdendir. Eğer suçluyorsa, zarar veriyorsa cinlerdendir. Düşünceler faydalı ise meleklerdendir. Ayırıyorsa, ayrımcılık yapıyorsa cinlerdendir. Kabul ediyor barış istiyor ve birleştiriyorsa meleklerdendir.
şünce hareketi doğurur. İnsanın zihni mana aleminin bir şubesidir. İnsan zihni mana alemine açılmış bir odadır. Cinlerde konuşur melekler de. İnsan ana hedefini neye göre belirledi ise ona rağbet eder. İnanan ise doğru yola inanamayan ise yanlış yola düşer. Mana alemi cinlerden ve meleklerden oluşur. Cinlerden gelen manalar, harekete hareketler de olaylara dönüşür. İnsan ilk gelen kötü düşünceyi reddederse başarılı olur. İlk düşünceyi kabul edip ardından gelen düşünceleri reddetme şansı çok azdır. Geç kalınmıştır. Yani tamamen aldatılmıştır diyebiliriz.
7 yıkıcı günah. (1-Kibir, 2-açgözlülük, 3-öfke, 4-kıskançlık, 5-şehvet, 6-oburluk,7- tembellik.) Yedisi de birbirine bağlı. Kıskançlık nefreti doğurur, oburluk öfkeyi. Ruhları etkileyen en önemli unsurlardır bunlar şeytani cinlerin yedi kuvvetidir. En etkili silahlarıdır.
Dini çağrılara sırt çeviren, yaşama duyumsamazlık üreten ve faydalı olmayı reddeden düşüncelere sahip olanlar kıskançlık şeytanına maruz kalıyordu. Gündüz şeytanı olan kıskançlık şeytanı insanı aldatıyordu ve bilakis tembellik üretiyordu. Umutsuz ve hüzünlü olmanın getirisidir tembellik. Şeytani cin telkinlerine uyanı yavaş yavaş bedendeki ruhu ele geçirince uyku nöbetleri, uyuklamaklar sıkça görülmeye başlıyordu. Hayattan zevk almayan ve gelecekten beklentilerini kesmiş olanlar bu şeytana aldanmışlardır. Bir takım düşünceler ile yaşama arzusunu ve yaşam sevincini köreltir.
Cinsellik ve şehvet şeytanın en etkili yöntemlerindendir. Hatta iblis fahişeliğin kutsallığını meşrulaştırmaya çalışır. İblis cinselliği bozar, sürekli fazla arzuya yönelterek zamanla iğrençliklere sürükler. İnsanı yoldan çıkarır grup sexten, homo seksüellik, hemcins ile birliktelik, cinsellikte şiddet gibi yönlerle azgınlaşan ve cazipleşen saplantılara düşülür.
Cin ve şeytan çıkardığını söyleyenler aslında farkında olmadan cinlerle işbirliği yapmaktadırlar. Şeytan çıkaran papazlar Tanrı adına bunu yaptıklarını söylerler. Cin çıkaran cinciler Allah için yaptığını söylerler. Ancak onların olduğu yerlerde insanların içine girerek tuhaf hareketler yaptırırlar. Aslında cinler, insanoğluna zarar verme ve küfre düşme karşılığında cincilere hizmet eder ancak cin çıkarıcılar bunun farkında olmaz. Cin çıkaranların cinleri insana bulaşır. Yoksa insanların böyle harici cinleri yoktur. Afrika da ilkel dinlerde de , Hristiyanların papazları da , Müslümanların medyumları da bu şeytani işleri yapmaktadırlar. Şeytana inanmak ve üstün bir güç olduğunu kabul etmekle bu işe başlanıyor. Bunları çıkartarak tanrıya hizmet ediyorum gibi kutsal bir sapkın düşünceye kapılıyor. Aslında cinler kendilerine inanan ve üstün sayan insanların ardından giderek kendilerini fark ettirmeden cin çıkardıklarını zannettiriyor. Aslında seans başlarken cin çıkardıklarını zannediyorlar ama aslında cin onlarla insana giriyor. Hem hastayı hem de medyum iyi bir iş yaptırıldı anlamında kandırılıyor. İnsanların bağırması, kusması, mide ağrıları ve bayılmalar seansta görülüyor.
Bir dönüşüm başladı. Beklenen bir değişim. Yıkım ve ardından gelen bir yenilenme. Batıl ölürken hak doğmakta bir aydınlanma ve büyük bir yenilik yaşanmaktadır.
İyi ve ahlaklı kişiler dünyada hoşlanılmazdı. Çünkü onlar fedakar olmayı öğütlerlerdi. Bu da cinlere tabi olmuş dünyacı insanların çıkarına gelmezdi.
Evren yoktan varedildi. Tek bir noktadanbüyük bir ışık çıktı. Bir ateş yağmurugibi etrafa saçıldılar. Sonraki aşamalarda ortaya çıkan Yeryüzü, güneş gibi fokurdayanateş topuydu. Bir çeşit evrende bulunan ateş damlasıydı. Evrende yıldızlar vegezegenler sanki suda yüzen birtakım tortulardı. Girdaplar, dağılmalar vebirtakım esintiler vardı. Evrende değişimler gerçekleşti. Isı değişimleri gibifarklı prosesler yaşandı. Ve yeryüzü sularla kaplandı. Sular çekilirken. Cinlerinilk babası Cann yaratıldı. Ancak bu tek bir türle kalmadı.

Adem’inözü toprak olsa da toprak olarak kalmadı, değişime uğramış bir ten ve bedenhaline gelmişse Cinler’de Ateş olarak kalmadı. Özü Ateş olsa da değişimeuğrayıp farklı bir yapıda var oldu. Adem’in çok gelişmiş bir versiyonu. Hammaddesi ateş, düşünen, nefsi olan, seçim yapan ve Allah’a inanıp ibadet etmesigerekendi. Evet ateşin toprağa üstünlüğü vardı ama gerçek üstünlük tanrıyabağlılıkta ve tam sadakatteydi.


Cann ve türdaşları bölündüler ve eşleriyaratıldı. Sonra aileleri çocukları ve torunları oldu. Hızla ürediler. Kendiaralarında dünyayı isteyenler ve ahreti tercih edenler oldu. Tanrınınkurallarının dışına çıktılar. Anlaşmazlıklar, şiddet ve savaşlar yaşadılar.Tanrı durumlarını düzeltmek için Cann’ın oğullarından kendisine en sadıkİblis’e bilgi, kabiliyet ve üstünlük verdi. Tanrı gökten ateş yağdırdı. Veinsanların değimiyle dinazorlar çağı bitti. Zalim cinler yeryüzündentemizlendi. Tanrı iblis’i başarılı kıldı. Onların üzerine geçirdi ve o’nu üstüntuttu. Allah’ın izniyle ve ona öğretilenlerle her şeyi başarabiliyordu. İblis yeryüzündebarışı ve adil düzeni sağladı, tanrının halifeliğini yürüttü. Zamanla iblis tüm bu başarılarını kendinden zannetti.Kibirleniyor ve taşkınlık ediyordu. Cinlere ve meleklere rahatsızlık veriyordu.Tanrı bu durumdan hoşnut kalmadı.

60 bin yıl geçti. Bitkilerden sonrahayvanların yaratılma çağı yaşandı. Yeryüzünde yeni yaşamların olması içinuygun şartlar Tanrı tarafından oluşturuldu. Ve o gün geldi çattı. Topraktan vesudan, karışık yapışkan çamurdan Adem yaratıldı. İçi boş, vurulduğunda sesgelen, basit bir toprak parçasıydı. Yönlendirilmesi gereken kumanda edilecekbir canlıydı.

Tanrı akan sularla rüzgarlarla Adem’i tesviyeetti ve ona son şeklini verdi. Kuru bir çamura döndü, değişik evreler geçirdi.Son halindeki etten ve kemikten Adem, bir süre uyutuldu. O’na ruhundan üfledi. Ademingöz kapakları kıpırdadı ve parmakları hareket etmeye başladı. Adem yaratılırkenondan bölünen bir parça uzadı ve ondan eşi Havva yaratıldı. İblis, Adem ileHavva’yı gördü, şekillerinin güzelliğinden ve tanrı gözünde değerli olacağındanonları beğenmedi, üzerine tükürdü ve O’nu reddetti. Tanrı Adem’e yeryüzünde,nimetlerle dolu ırmakların geçtiği bahçelerin olduğu bir belde verdi. Oradaoturun yeyin için ama şu meyveden yemeyin dedi. İblis O’nu saptırmak içinsürekli etrafında dolandı.

Adem uzun süre iblis’e direndi, ancaknereye kadar. Bir gün o’na uyacaktı. Her insanın yapacağı gibi aldatılarak meyvedenyedi. Pişmanlık içinde Tanrı’dan özür diledi. Tanrı o’nu hemen cezalandırmadı. İyilerlekötüleri ayırt etmek için bir karar gününe kadar neslinin devam etmesini sağladı.O günden beri Adem’in nesli farklı dönemler yaşamış ve bugüne kadar artarak gelmiştir.İblis’te bu güne kadar onunla uğraşa gelmiştir.

İblis, üstünlüğün özde (ham malzemeninözelliklerinde) değil tanrının dilemesiyle olduğunu unutmuştu. İblis iştebundan kaybetti. Tanrı dilemesiyle yaratacağı ve dileğini vereceği Adem’iyeryüzüne halife yapmak yani emirlerini uygulaması için hizmetkarlığınagörevlendirecekti. İblis tanrıya sadıklığı ve ibadeti gereği Adem’e iyiliketmek ve onun iyiliği için çalışmalıydı. Ancak o Adem’e düşman oldu. O’na boyuneğmedi. Böylece tanrıya asi oldu. İyilik için çalışan şerefli bir melek ikenmakamından düştü. Düşmüş bu melek iyilik safından ayrılmıştı. İblis artıkkötülüğün temsilcisi ve önderi şeytan oldu.

Ogünden beri insana düşman olan İblis Adem’in soyunu yok etmek için öldürmeyi,haksızlıklar yaşatmak için çalmayı, neslini bozmak için zinayı emreder. İşigücü insanlarla uğraşmaktır. Bu nedenle on emir vardır. Tanrının kitapları veyasaları vardır. Bu yasalar insanlığı korur ve bir kurtuluş reçetesidir.

Tanrı yarattığı tüm kuvvetleri özgürbıraktı. Yaratılışları gereği melekler tam sadık, bağlı kuvvetler idi. Amacinler ve insanlar özgür iradeli seçim yapabilen ve dileyen varlıklardı. İblis’infitnesi Adem, Adem’in fitnesi yaşamın güzellikleriydi. Dünyacı İblis, Adem’ealdanarak Tanrıyla mücadele etmeye kalktı. Batıllaşan, azgınlaşan ve tanrılıkiddiasında olan iblisin durumunu şöyle anlatırız; haksız suçlu ve zavallı. Otanrıyı reddetmiş ve asi olmuştur. İblis tanrının iyi niyetini bozmaya çalıştı.Ve varlık içinde olumsuz bir güç olarak ortaya çıktı.

Cinler ikiye ayrılırlar. İnananlar veinanmayanlar olarak. Şeytani cinler ve rahmani cinler de denilebilir. Şeytanicinlerin öncülüğünü iblis yapmaktadır. İnanan cinler insanlardan uzak yaşamayıve temiz kazancı seçmişlerdir. İnsanlara bulaşmazlar ve onlarla uğraşmazlar.Onlar Allah’tan korkarlar ve kötülükten çekinirler. Şeytani cinler iseinsanları kullanırlar. Korkuturlar, Tanrılık iddiasında bulunurlar. İnsanlarıkullanarak ve kendilerine yönelterek taşkınlıklarını arttırırlar. Kötülüktenkazanırlar. İnsan üzerinden geçimlerini sağlarlar. Tanrıya inanmadıkları vetanrıdan dilemedikleri için onların fitnesi insan olmuştur. İnsana aldanaraktanrının rahmetinden kovulmuştur.

Allah'ın şerefli bir kölesiyken;büyüklenerek, kovulmuş olan İblis cinlerdendi ve cintoplumlarının önderlerinden bazılarının da ayaklarını kaydırarak insanlarlauğraşmaya başlamıştır. İblis, kendisiyle birlikte diğer cinleri de şeytanlaştırdı. Şeytanikadroyu kuran iblis onlara öncülük etti. Adem’in yaradılışıyla İnanan veinanmayan olarak ayrışan cin toplumu iki millete (topluma) ayrılmışoldular. İnsanlara bulaşmak istemeyen inananları dağlara ve ıssız yerlere,insanlar üzerinden geçinen, onları kullanan ve kötülük edenleri inançsızdı.İnançsız cinler insanlarla iç içe beraber yaşarlar. İnsanların hayatlarına,yaşamlarına, ailelerine müdahale ederler. İnsanın bedeni üzerinden geçimlerinisağlarlar. Bu haksız yol yani batıl kazanç kötülükler üzerinden yürümekteydi.Bu nedenle iblis’in tayfası insanlığa düşman ve tanrı karşıtlığındaydı.

İblis(Lusifer), Adem’i reddedip tanrıyıkarşısına aldıktan sonra kendi aralarında hiçbir ahlaki sınır tanımayanilişkilerle çoğaldılar. Diğer taraftan İblis, cinlerden birçoklarınısaptırıp kendisine köle edindiği kimselerle "şeytanmilleti"ni çoğalttı ve insanların peşlerine düştü. İblis cinlere büyüksıkıntı çektirdi. İblis, Adem’i reddederek batıl bir yola saptı cinlerdenkimilerini aldatarak kimilerini zorbalıkla kimilerini kölelikle kendi düzeninebağladı. Tarih boyunca da insanlardan İblis'e köleler devşirdiler. Buyolla devşirdikleri "insan şeytanları"yla yeryüzünde giderekgüçlendiler.

İblise, cinlerden gönüllü 19 kişiyardımcı oldu. 19 kişi İblis'in kendi kadrosundandı. İblis’in tahtındanbeslenen bu kişiler Adem’e secde etmeyen İblis’i tercih ettiler ve Allah'ıreddettiler. Bu sapkınlar, kendilerineeş seçtikleri insan kızlarıyla birleştiler. Tanrının amacını bozup İnsanlardankendilerini çoğaltmak istiyorlardı. Onların yanına gitmeye başladılar ve onlarlabirlikteliklerinde asıl kendilerini kirlettiler. İmanlarını kaybettiler, küfredüştüler ve tanrılık iddiasında oldular. Onlara büyücülük ve sihirbazlık öğrettiler.Çağırdıklarında hemen yanında oldular. Onlar ve onlardan sonraki tüm büyücülerde insanlığa düşmanlıkta birbirlerinden faydalandılar.

CİNLER VE İBLİS

Şeytan anlamı itibariyle olumsuz düşünce,yıkıcı etki, suçlayıcı, zarar veren ve kötülüğün kaynağı, düzen karşıtı birkuvvettir. İblis Adem’i reddedince şeytanlaşmış ve sürekli kendisine taraftartoplamıştır.

Şeytan kelime kökünde incelendiğinde tekbir kişiyi iblisi nitelemekten çok kötülüğü nitelemektedir. Şeytanlığın liderive önderi iblis’tir. Kuranda ‘insan ve cin şeytanları’ ibaresinden insanlardanve cinlerden kötülüğü seçmiş olanlar olarak bahsedilmektedir.

Her cin şeytan değildir. Ama her şeytancindir. Cin kelime kökü itibariyle insana gizli olan bilinçli varlıklardır.Şeytani cinlere, halk dilinde ve Müslümanlar ‘şeytan’ demektedirler. Cinlerharicinde ayrı bir şeytan varlığı yoktur. Cinlerden Allah’ı terk etmiş olanlar veonunla mücadele edenler şeytandır. Bunlar insanları saptırmakla meşguldürler. Kovulduklarındanve tanrının kararını reddettiklerinden dolayı tanrıdan istememektedirler.İnsanlar üzerinden geçimlerini sağlamaktadırlar. İnsanlara yaklaşan veinsanlarla ilişkili tüm cinler, şeytani cinlerdir.

İblisin halkı, inanan cinlerin 9 katı,insanların 90 katıdır. Her bin varlıktan biri insan, 900’ü melektir. İblis, yeryüzündemüthiş kalabalıktır ve her yerdedirler. Uçan, yürüyen, yüzen türleri vardır.Haşere, böcek, sürüngen, örümcek kısacası hayvanlardan her türlü kılığagirerler.

Cinlerin şekil sorunu yoktur.Şekilsizdir ama her şekle girer. Topraktan yaratılmış maddi her canlı onlarınsuret kalıplarıdır. İblis özünde olumsuz enerji, bir çeşit yıkıcı kuvvettir. Suçlayıcı,saldırgan ve ses yükseltendir. Gözleri, kulakları ve kalbi olan bilinçlivarlıktırlar.

Öldüklerinde yok olurlar. Yani ortadankaybolurlar. Hiç kimse tarafından görülmeyince yakınlarınca öldüğü anlaşılır.Toprağa gömüldüğünde kaybolurlar.

Cinlerrüyalar oluşturabilir. Rüyaları yönlendirebilir. Ruhunuzu kullanabilir.Uyumadığınız gerçek hayatta bile sizi rüya alemine(farklı bir aleme- halüsülasyona)sokabilir. Şeytani cinler genelde beyinde olur ve insana farklı bir alempenceresi açabilir. Kimsenin göremediklerini görebilirsiniz. Bu görme işigerçekte dışarıda değil kişinin beyninde gerçekleşir. Bedeninizin dışında dakendini size gösterebilir. Cinler varlığa ve gerçekliğe müdahale edebilenmaddeyi etkileyen bir enerji varlıktır. Ruh insanın bedenini kaldırma kuvvetinesahiptir ancak şeytan yönetme kuvvetine sahiptir. Beyinde görüntü verdirir.Bazı hastaların bir noktaya dik dik baktığını görürsünüz. Gözlerini fal taşıgibi ayırdığını, oturarak geri geri çekildiğini görürsünüz. Tüm bunlar cinleringörünmesi veya görüntü vermesi hadisesidir. İnsan bu durumu gerçeklik olarakalgılamaktadır. Bu tepkiler gayet doğaldır. Biz insanlar da tanrının hayalindebir rüyadayız. Dokunmayı gerçeklik olarak algılarız. Halbuki rüyalar da dadokunulabilmektedir. Rüyada da çimdik atılır ve acı çekebilirsiniz. Sonuçolarak dünya hayatı tamamen Tanrı’nın alemidir. İnsan ölünce rüyada olduğununfarkına varacaktır.

Şeytani cinler, Engellilere, çocuklara,yalnız yaşayan yaşlı kadınlara, kritik dönemlerden geçenlere, bunalımdaolanlara, insanların sınanma dönemlerinde, ağır hastalıklarda ve ölüm anındainsana yaklaşırlar. İnsanın imanını çalmaya, yoldan saptırmaya ve kötüsonuçlara yöneltirler.

Cinler gözlerinin gördüğü en son noktayagitmek istedikleri anda orada olurlar. Cinler dünyanın her hangi bir yerinegitmek istedikleri anda oraya saniyeler içinde gidebilirler. Yalnız atmosferindışına çıkmaları son peygamber Muhammet zamanında yasaklanmıştır. Dünya dışınayükselmeye kalktıkları anda onları meteor taşları kovalar. Yani meleklerşeytanların birinci göğe girmelerini engellemek için taşlarlar. Cinler dahaönceleri birinci gök olan maddesel evren yani yıldızlarla gezegenlerle doluevrene çıkabilmekte ve gelecekte olacakları kulak hırsızlığı yaparakmeleklerden kapmaktaydılar. Yüksek göklerde bulunan ve tanrının nuruyla görenkestirim melekleri gelecek habercisi melekleridir. Yaratılış ve var oluşlarıgereği tanrıdan emir alan ve bunu aşağıda ki meleklere bildiren meleklervardır. Gelecek hakkındaki bilgiler o bölgede oluşur. Yeryüzü meleklerinin zaman döngüsü içindeharekete geçmeleri için bu bilgiler sağlanır. Bu haberleri kapmaya çalışanşeytani cinler, bilgileri alsa da gelecekte olacakları engelleyemez. Şeytanicinler her ne kadar kendi olumsuzlukları için önlemler alıp insanlara yalanyanlış bilgiler verseler de geçmişte belirlenen kader emirleriniengelleyemezler. Cinler İnsanlardan dostlarına gelecekle ilgili yalan yanlışbire beş katarak uydurma bilgiler vermektedirler. Birinci göğün taşlanmasıylaşeytanların göğe oturmaları ve gelecekten gizlice haber almaları Tanrıtarafından engellenmiştir. Cinler özellikle iblis çok daha serbest ve bilgiliydi.Birinci göğünde üstlerine çıkar kader içinde etkili bir oyuncuydu. Adem’e asiolduktan sonra ve belirli peygamberler döneminde sürekli hakimiyetikısıtlanmıştır. En son peygamberle dünya semasının dışına çıkamama cezasıylakarşılaşmıştır.

Her varlıkta ve canlıda olduğu gibicinlerde de hiyerarşi vardır. Yönetici sınıfı, işçi sınıfı gibi, onlar da görevalanlarına ve yaratılışlarına göre sınıflanırlar. Kimileri çok kabiliyetlialanında mastır yapmış ifritleri de görürsünüz. Ancak onların üstünlükleritürsel ve genetikseldir.. Mesela bunlarla baş edebilmek için bilgili alim olmakgereklidir. Zaten de basit sıradan insanlarla vakit kaybetmezler. Çünkü işçisınıfı sıradan insanları saptırmakta yeterlidir.

Şeytanın her alanda sorumluları ve görevlilerivardır. Kıtalardan, denizlerden, bölgelerden sorumluları vardır. Doğucephesiyle ilgileneni, batı cephesinden sorumlu olanı vardır. Kadınlardan,erkeklerden ve çocuklardan sorumlu bakanları vardır. Şehirlerden bölgelerdensorumlu olanları vardır. Kötülükte ve aldatmakta ileri gitmiş olanlar, zalim vezorbalık edenleri, daha şerli olanları genelde lider ve önder olurlar.

İnsanlarla iç içe yaşayanları, uzak ıssızyerlerde yaşayanları, mağaralarda, dağ kovuklarında yaşayanları, denizlerde,ağaçlarda, mezarlıklarda, çöplüklerde, duvar kenarı ve ağaç diplerinde aslındaaklınıza gelecek her yerde yaşarlar.

İyileri uzak yerlerde, dağlarda ve ıssızyerlerde yaşarlar. İnsanlardan uzak olmayı tercih ederler. Bunlar cinleriniyileri ve imanlı olanlarıdır. Kazançlarını temiz yoldan tercih ettiklerindeninsanlara pek bulaşmazlar. Ancak cahil gençleri insanların yanına uğraryaramazlık yaparlar.

Kötüleri insanlarla beraber yaşarlar. İç içeolurlar. Evlerimizde, çevremizde olurlar. İnsanları kullanırlar ve üzerindenbeslenirler. İblisin krallığı ve merkezi deniz üzerindedir. Deniz kenarlarında,kıyı kentlerinde, mezarlıklarda, insanlarla bağ kuran (cinci hocalar, büyücülervs) irtibatlı olanlar genelde kafir cinler yani şeytanlardır. İnançsız cinler insankarşıtıdır. İnsanlarla uğraşan her cin, kafir cindir ve şeytanın avenesidir.Yani iblisin tayfasındandır.

Yükseklik korkusu, Asansör korkusu,bunalma, kapalı yerde kalamama, kaybolma korkusu, kendini kaybetme ve benzertüm korkular şeytani cinlerdendir. Hepsi düşünsel ve bilinçsel tedaviedilmektedir. Yanlış inanışları söküp atarak doğru olanları yerleştirmekle tümruhi hastalıklar tedavi edilmektedir.

Şeytani cinler insana amacı veya anahedefiyle ilgili gelir. Eğer hedefinizde Dünya, makam, mal, evlat, zenginlikgibi dünyalık şeyler varsa mutlaka size bir şeyler vaad ederek kandırır. Az birşey karşılığında ahreti ve imanınızı satarsınız. O vaat ettiği şeyler sizingözünüzde büyük gözükür ve az bir şey karşılığında ömrünüz boyunca bocalar durursunuz.Şeytanın aldatmasına kapılmış bir kişi hedeflerine ulaşmak için haksızlığı,birilerinin sırtına binmeyi veya ayağını kaydırmayı, gıybeti ve iftirayı yoledinecektir. Şeytanın yönlendirmesiyle meşru olmayan her türlü yolla hedefineulaşmaya çalışacaktır.

Şeytani cinler insanların arasını bozmaktamüthiş çaba içindedirler. Hassas olduğunuz birinci derecede yakınlarınızatakıntı yaptırır. Aşağılar, kınar, onların olumsuz tavırlarına tepkigösterirsiniz. İnsanda etkin olduğu dönemlerde bu yakınlarınıza karşı sizikışkırtır. Bu eşiniz, çocuğunuz, anneniz, babanız, kaynananız, gelininiz,kardeşiniz veya kardeşinizin eşi olabilir. Şeytani cinler birinci derecedenyakınlarınızdan, işyeri çevrenizden de bir düşman belirler. Belirli zamanlardasizi ona karşı kışkırtır. Bazı beklentilerinizin karşılanmadığı,özgürlüklerinizin kısıtlandığı, tehdit olarak gördüğü gibi fikirlerin insanabulaştırarak gerçekleştirmektedir. Daha fazla arzular, bazı dönemlerdesevdiklerinizin olumsuz tavırlarını çekememe, hassas bir dönemden geçmeniztepkilerinizin açıkça ortaya çıkmasına neden olacaktır. Gülün dikeni olduğugibi sevdiğiniz insanların hoşunuza gitmeyen yönleri de mutlaka vardır. Şeytanbu durumu zaaflı ve zayıf olduğunuz anlarda kışkırtma amaçlı kullanır. Sevdiklerinizinolumsuz ve kötü yönlerini görmemeniz, affetmeniz, şefkatli olmanız, hoşgörülüolmanız imani ve rahmani bir durumdur. Bu durumun dışına çıkmak şeytana uymakdemektir. Şeytan zaman zaman sizi sevdiklerinize karşı kışkırtacaktır.

İblis, insana ben diyerek kendisinigizler. Zaten fark edilmesi onu etkisiz kılar. Benlik şeytanın ta kendisidir.Ve tüm kişisel çıkar mücadelesinde şeytan vardır. Şeytan varlığını gizler. Veinsanı davet ve vesveseleriyle insanı yönetir. İnsan kendisi düşündüğünü sanırve her aklından geçeni yapar. Halbuki kontrollü olsa zihninden geçendüşünceleri değerlendirip uygulasa kötülüklerin çoğundan sıyrılabilir. İnsanşeytanın vesveselerine yani zihinden geçirilen düşüncelere meyledip hemeneyleme geçirmektedir. İnsan önce analiz etmeli insanlara karşı kar zararsüzgecinden geçirmelidir. İnsanlara faydalı olan eylemleri yapmalı zararlı olaneylemlerden uzak durmalıdır. Bu düşüncelerin temelini melekten mi şeytandan mıolduğu anlaşılabilir.

Cinler düşmanlığı yaymak ve sevgiyiyıpratmak için erkek ile kadının arasını ayırır. En çok sevindiği iş budur.Allah, boşanmaya bugz eder. Her ne sebeple olursa olsun boşanmak tanrıhuzurunda suçtur ve anlaşamamanın temelinde iblisi cinler vardır.

Düşünsel faliyetleriniz cinlerdendir,geri plandaki düşünsel faaliyetlerinizi kontrol etmelisiniz. Kötüdüşüncelerinizi farketmelisiniz, yapacaklarınızı elekten geçirmelisiniz.Düşünceleriniz kabul edildiginde, onaylandiginda bilinçaltınıza yerleşmektedir.Hareketlerimiz ve yaşantılarımız bilinçaltımızdaki kabullerimizleyönetilmektedir.

Bazı açılardan insanlara benzerler;iradeleri mevcuttur, iyi veyna kötü eylemlerde bulunabilirler, insanlar gibiyiyip içer, evlenip, çoğalabilirler. Erkeklik ve dişiliklerinin çocukları gençleriyaşlıları vardır. Doğar, büyür ve ölürler. Fakat ömürlerinin insanlarınkineoranla daha uzundur. İslam dininde cinler de insanlar gibi inanan ve inanmayanşeklinde ayrılır. İnanmayan cinlerin sayısı diğerlerine oranla daha fazladır.İnsanlar gibi ibadet ile yükümlüdürler. İnanan cinlerin inanan insanlarlaberaber cennete , inanmayan cinlerin ise inanmayan insanlarla birliktecehenneme gidecektir..

Bütün işlerini geceleri yaparlar, onlarıngündüze geçmeleri anlıktır. Dünyanın yarısı karanlık iken diğer yarısıgündüzdür. İkamet ettiği yerler vardır. Gün aydınlanma çizgisinden kaçarlar.sabah ezanıyla dağılırlar.Gündüz onlara zarar verir, gözleri görmez vekaybolurlar. Onlar karanlığın ardından giderken aydınlıkla melekler gelir.Toplandıkları yerler han, hamam, değirmen, izbelik, mezarlık, ağaçlık, tekinolmayan yerlerdir. Çöplüklere sert bir şey, ateş atılmaz, cinler böcekler gibigöründüklerinden ve yaşadıklarından ağaç ve duvar dibine işenmez. Mesela ; karanlıkta yada yağmurlu bir havada destursuz yerebasmamak(cinlerin bu tür yerlerde olmaları nedeniyle), gece tırnak kesmemek(pistırnak içinde çocuklarının olması veya bedene ait tırnağın yemeleri veya kötüamaçlı kullanılması), ıslık çalmamak( kim, kime, ne amaçlı, neden ses çıkardıdüşüncesiyle cinler ıslığa, sese icabet eder. Durumu kontrol ederler. Önemsizde olsa onların olduğu yerde mutlaka küçük de olsa musallatlar gerçekleşir).Eskiden gelen bu söylentilerin mutlaka nedenleri olduğu parantez içindeverilmiştir. Metruk yerlerde destur çekilir. Muzip oldukları, işleriyapıp bozdukları söylenir. Kızdıranlara sıkıntı verirler. İnsanların arasınıbozdukları, karı kocayı ayırdıkları, inme indirdikleri, kadın veya erkeğetutulup evlenmelerine mani olduklarına dair inanışlar vardır. Bunların meydanagetirdiği hastalıklar için "cinci hocalar", cin çıkarma ritüelleriyaparlar. En kolay cin musallatıbunlarla gerçekleşir. Gerçekte cin çıkartılmaz. Cin çıkınca tekrar gelir. Birbedene girmek cinler için çok basittir. Yeter ki insan komple yıkanmamış ve Allah’asığınmamış olsun. Su olumlu bir enerji üretir. Su olumsuz enerjiyi süpürür.Yıkanmış bedende kullanılmış su bozuktur. Suyu bozan şeyler ve bozmayan şeylervardır. Cinler olumsuz enerji ürettiklerinden yıkanarak olumlu bir dış derideniçeri giremezler. Bu nedenle bir insan için öncelikli zırh, tüm bedenin suylayıkanmasıdır.

Halk dilinde Cin erkek,Peri de kadın olarak düşünülür. Gerçekte de durum farklı değildir. Geneldeinsanları bilinç altına girerek etkilerler. Cinlerin mantıkları yoktur. Değerlendirmeyapamazlar. Sadece o an ne görüyorlarsa onunla ilgili kötü iş üretirler.Akıllarını kullanamazlar ancak zekice davranırlar. En etkili özelliği maddeyietkilemesi ve‘mananın(düşüncenin) olumsuz gücü’ olarak kendilerinigöstermesidir.. En kabiliyetli özellikleri çok hızlı hareket etmeleri veistedikleri insan ve nesnenin şekline girebilmeleridir. Tıptaki halüsülasyonile cin görmek aynı şeydir.

Onlar dadünyadadırlar. Farklı gezegende, farklı yerlerde ve farklı boyutlarda değillerdir.Bizimle beraber iç içe birlikte dünyada yaşarız. Bizim bu dünyayı kullandığımızgibi onlar da bu dünyayı kullanırlar. İnsanların şehirleri köyleri onlarındaşehirleri ve köyleridir. Kuytu, ıssız ve uzak dağ aralarında yaşayanlarinsanlardan uzak yaşamaları sebebiyle Allahtan sakınan ve inançlı kesimdir.Kısacası yaşantıları insanlarla benzerlik arz eder. Şeytani cinler geneldeinsanların çevresinde, etrafında, bedeninde yaşarlar. Cinlerin de düşünceyapıları ve inanışlarına göre yaşamları vardır. Gruplar halinde yaşarlar,kabileleri vardır. Onlarla bilmeden iç içe yaşarız. Tarihten bu yana onlarlailgili çok atasözü, deyim, tabir, hikaye, söylenti, rivayet ve bilgiler vardır.Her toplumda, her dinde, her beldede hatta her köyde onlar ile ilgili mutlakabir şeyler duymuşsunuzdur.

Onlarında değişik yapıda olanları vardır. Kimileri evlerinbanyolarında, samanlıklarda, helalarda, pisliğin içinde yaşayanlarla, odalarda,salonda, temiz yerlerde yaşayanlar da vardır. Ama temiz ve düzenli odalarşeytani cinlerin rahatsız oldukları ve pek duramadıkları mekanlardır. Her türlükokulu mekanlardan hoşlanırlar. Havalandırılmış odalardan temiz havadan nefretederler. Nemli, rutubetli küf kokulu mekanlardan büyük zevk alırlar.

Cinler sürekli bir şeyleryemek istiyor. İnsanın yedikleriyle besleniyor.Onun etkisindekiler sürekliyemek istiyor. Sürekli su ve sıvı gıdalar almak istiyor. Şekerli ve tatlıyiyeceklerden çok beslenirler. Böyle bir bedende rahat olurlar. Obezite bile onlardan kaynaklıdır.

Cinler yapılarıitibariyle ateş olsa da vücutlarında su daha yoğunluktadır. Nemli ortamları,rutubetli yerleri severler.

İyileri korkutmamakiçin insanlara pek fazla görünmezler. Cinler için insanların etrafında olmakonlara bulaşmanın temel nedenidir. Bu nedenle inanan cinler insanlara yaklaşmazonlardan uzak yaşarlar. Bu erkek bir insanın çıplak bir kadını reddedememesigibi bir şeydir. İnsan, cinler için bir fitnedir. İnsan kullanılır, onunüzerinden beslenirler, yönetilecek yönlendirilecek robot gibi insanı kullanmakonlar için büyük bir zevk ve eğlencedir. İnsanla uğraşırlar her türlü kötülüğeve çirkin şeylere iterler. İnsanı kumanda etmenin eğlencesiyle her şeyiyaparlar. Bu nedenle insan, cinlerin nefislerinin reddedemeyeceği bir fitnedir.İnsanın fitnesi de kadın ve maldır. Bu nedenle inanan cinlerin kuralı ‘Allah’ainanıyorsan insanlardan uzak yaşarsın’ dır. Cincilerin cinleri aslamüslüman cinler değildir. Onlar bu söylemlerle cincileri ve halkı aldatırlar.Hatta onları da yönetirler. Cinci hocaların işbirliği yaptığı cinler kafircinlerin en şerlileridir. İnsanlarla en çok uğraşan ve kötülükleri yol edinmişpisliklerdir. Öncelikle cinci hocaların, bakıcıların ve büyücülerin bu kötüyoldan uzaklaştırılmaları veya vazgeçirilmeleri gereklidir.

Bir cinci kendisi istemedikçe,zorbalıkla asla cinlerden bağı koparılamaz. Diğer yandan bu yoldan vazgeçmişbir cinci, cinlerden kolay kurtulamayacaktır. Bir süre var güçleriyle cinciyirahatsız ederler. Onlardan kopmak zordur. Cincinin şeytani cinleri bırakıpAllah’a yönelmesi cinler için büyük kayıptır. Sanki bir saray kaybettiler,sanki büyük geçim kapısı iflasa düştü, Allah’a yönelen her insan cinlere enbüyük darbeyi vurmaktadır. Cinler mana olduklarından ve düşünceleriyönlendirdiklerinden kurtulmak zor olmaktadır. Sürekli olumsuz düşünselfaaliyetler başlar. Hırcın ve saldırganlık baş gösterir. Herhangi mantıkaramadan sürekli onlardan gelen düşünceleri reddetmelisiniz. Onlara yönelmeyide reddederek onlardan kopmak başarı olacaktır. Cinler kendilerini bırakmışcinciyi bırakmazlar. Çünkü insanların sosyal düzenini bozacak altın bir kapıyıkaybetmektedirler. Cinci, onlar için bir istihdam geçim kapısıdır. Tövbe etmişcinci hoca, onların uğraşmalarına ve verdiği sıkıntılara sabretmelidir. Birsüre sonra(en az 6 ay-en fazla 5 yıl, ara ara uğramalar yoklamalar olacaktır.Davanızdan vazgeçmeyiniz ve Allah’tan yardım dileyiniz.) onların etkinliğiazalarak kaybolacaktır.

Cinler inançlı vedirençli insanlardan çabuk yılarlar. Cinler genelde inançlı insanlaraçabalarında başarısız olurlar. Büyü ile görevlendirilmiş dahi olsa inanan veonları fark eden bir insan cinlerinyenemeyeceği tiplerdir. İnanan insan olmak çok basittir. İsteyerek ‘Allah’ımsana inanıyorum ve sana güveniyorum.’ Demektir.

Cinlerin Kötüleri yani şeytani cinler, bir büyü sonucu yada zarar görmelerisonucunda korkutmak için size gözükebilirler. Bir yerlerden ses gelmesi, geceyatarken kapı çalması, ışıkların yanıp sönmesi, çeşmeden su akma, değişikseslerin gelmesi gibi buna benzer tepkiler gösterebilirler. Bunlar insanlarınrahatsız olmada ileri derecedeki belirtilerdir. Önemli bir olay veya cinlerinzarar görmeleri sonucunda görülen bir olaydır. Bu belirtilerdeki hedef çok kötüve ölümcül değildir. Amaçları rahatsız etmek ve korkutmaktır. Genelde sizi ikametettiğiniz evinizden uzaklaştırmak içindir. Amaç mekansa her gelen kiracıya aynıolayları uygularlar. Bunların temel amacı cinler ya evi mekan olaraksahiplenmişlerdir ya da büyü(Cinlere başvurmuş bir insanın isteği) veyaailesinden birinin zarar görmesi sonucu kira gelirine zarar verme kazancınıengelleme niyeti vardır. Cinlerden korkmayınız. Onlar direkt size zararveremezler. Sadece düşünsel olarak size bir şeyleri kabul ettirip yaptırarakzarar verirler. Sonuç olarak insanları öldürmek gibi bir hareket içindeolamazlar. Asla insanlara direkt zarar veremezler. Çünkü insanların ikikoruyucusu vardır. Tanrı tarafından her doğan insana bir koruyucu bir degözetleyici melek verilir. İnsana direkt zarar vermek isteyen tanrıdan direktzarar geleceğini bilir. Hiçbir şeytani cin bunu yapamaz. Yapmaya kalkarsainsana dokunmadan yok olacağını bilir. Allah onlara bu izni vermemiştir. Onlarsadece direkt rahatsız eder yada korkuturlar. Bu bile onlar için çoktehlikelidir. Ve kendilerini insanlara belli etmek onlar arasında suçtur. Dahafazla bir şey yapamazlar. Bundan öteye geçemezler. Yani onlardan pek korkulacakbir şey yoktur. İnsanlar asıl Allah’tan korksunlar. Genelde insanı kötü yoladirekt değil her bedendeki şeytani cin gibi kötü yola sevketmek ile görevli şeytanicinler gibi yapar.

Kınamak, bazı davranışları alaya almak,aşağılamak, küçümseyici bakmak, insanı süzmek, insan için iyi faydalı bir şeyibeğenmemek şeytani cinlerdendir.

Cinlerin çok çeşitlileri vardır. Pazaryeri, sokak, çarşı, Pazar cinleri vardır. Mezarlık, bölge, kırsal, şehircinleri vardır. Bar, sahil, düğün, işyeri, kurum ve mekan cinleri vardır.Bunların amacı dünya hırsı vermek, dünya yaşamının güzelliklerine meylettirmek,insanı oyalamak, kötü işlere yönlendirmek, oyun ve eğlenceye daldırmak, kötüalışkanlıklarda bocalatmak gibi amaçları vardır. Tüm bu amaçlarının temeliinsanı Allah’a yönelmekten alıkoyan tüm yöntemleri kullanmaktadır.

Birtakım teorileri ortaya atan, bazıöğretilerle insanların kafasını karıştırmak isteyen iblis’tir. İnsanı Allah’ınvarlığından şüpheye düşürmek isteyen ve bunun için her yolu deneyen şeytanicinlerin önderi olmuştur.. Dünya tarihini cilalı ve yontma taş devri gibigösterip uydurma bir dünya tarihi yazdıran iblistir. İnsanların gerçeklerdenhabersiz olmasını istemiştir. Allah’ın varlığını ne kadar gizlerse o kadar kötüemellerine ulaşacaktı. Bilindik kıtalara giderek coğrafi keşifler söyleminikullanan yine iblistir. Fransız ihtilali ile kardeşliğe sava açan yineşeytandır(iblistir). Yakın tarihi değiştiren ve Allah’ın yasalarına karşıuydurma ve menfi anayasalar yaptıran yine şeytandır. Savaşlardan, kaostan vedüşmanlıktan beslenen şeytandır. Ahireti bırakıp ta dünyaya sahip olmakisteyenlere giden şeytan onları yönetmekte ve yönlendirmekte tam hakimiyyetkurmuştur. Küresel egemenlerin öğretmeni şeytandır.(Lusiferdir.)

Belirli tarihsel döngülerde, dünyanındüzelme dönemlerinde, peygamberler dönemlerinde harekete geçen güçlü zamanşeytanları vardır. O çağ ve dönem geldiğinde harekete geçerler. Bazı önemliinsanların mesela insanlığa faydalı önemli kişilerin zamanında ortaya çıkan veo insanla mücadele etmek için bekleyen şeytani cinlerdir. Emrindeki büyükkalabalıktan oluşan cinler verilen görevleri yapamazsa veya başarılı olamazsaonlara öncülük eden ve iblise yakın olan bu ifritler bizzat kendileri hareketegeçmektedirler.

Şeytani cinler, kendisine verilen üstünlüklerimevcut dünya hayatı ortamında şımarıklık ederek kıyamete kadar kullanacaktır.

Afet ve savaş anlarında insanları açlık veçaresizlikle korkutan ve bunun için yağmacılığı harekete geçiren şeytanicinlerdir..





» cinler varmıdır nasıl yaşarlar - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Mart-2014, 17:48   #2 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Cevap: cinler varmıdır nasıl yaşarlar

Teşekürler





» cinler varmıdır nasıl yaşarlar - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
cinler, nasil, varmidir, yasarlar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:35.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv