Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet İslam Tarihi

Hudeybiye Antlaşması

 İslam Tarihi forumunda yer alan Hudeybiye Antlaşması konusu, Hudeybiye Antlaşması Hudeybiye Antlaşması İslam tarihinde Hz. Muhammed (SAV) devrinde Mekke’deki putperest müşrikler ile 628 yılında yapılan antlaşma. Antlaşma, Mekke yakınında bulunan Hudeybiye köyünde yapıldığı için bu adı aldı. Müşriklerin ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-Ocak-2012, 20:34   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Türkiye Hudeybiye Antlaşması

Hudeybiye Antlaşması

İslam tarihinde

Hz. Muhammed (SAV) devrinde

Mekke’deki putperest müşrikler ile

628 yılında yapılan antlaşma. Antlaşma, Mekke yakınında bulunan Hudeybiye köyünde yapıldığı için bu adı aldı.

Müşriklerin Müslümanlarla yaptıkları

Hendek Savaşında yenilip Mekke’ye dönmelerinden bir sene sonra, Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem rüyâsında eshâbı ile birlikte Mekke’ye gidip emniyet içerisinde

Kabe’yi tavâf ettiklerini gördüğünü Eshâbına anlatmış, Eshâb-ı kirâm bunu işitince çok sevinmişlerdi. Bunun üzerine eshâbıyla birlikte Kâbe-i muazzamayı ziyâret (tavâf) etmek niyetiyle yola çıktı. Bin beş yüz kişi kadar idiler. Maksatları ziyâret olduğu için yanlarına yolcu silâhından başka silâh almamışlardı. Zül-Hüleyfe denilen yere gelince ihrâma girdiler. Yanlarında getirdikleri yetmiş kadar kurbanlık deveye de işâret vurdular. “Lebbeyk” sedâlarıyla yola devâm ettiler. Peygamber efendimiz müşriklerin tutumunu öğrenmek ve geliş maksatlarını bildirmek üzere Bişr bin Süfyân’ı Mekke’ye gözcü gönderdi. Netîcede Kureyşlilerin haberdâr ve Müslümanları Mekke’ye sokmamakta kararlı oldukları öğrenildi. Diğer bâzı kabîleler de müşriklerle birleşmişlerdi. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem Kusvâ adındaki devesi üzerinde yola devâm ediyordu.

Mekke’ye yaklaşınca devesi birden çöktü. Eshâb-ı kirâm kaldırmak için ne kadar uğraştıysa deve kalkmadı. Bunun üzerine Peygamber efendimiz;

“Onun böyle çökme âdeti yoktu. Bir zamanlar filin Mekke’ye girmesine mâni olan Rabbim, şimdi de Kusvâ’ya mâni oluyor.” buyurdu.

Peygamber efendimiz, Hudeybiye’ye gelince, Haraş ibni Ümeyye’yi Kureyş’e gönderip savaş için değil, ziyâret için geldiklerini haber verdi. Kureyş ise bu haberciyi öldürmek için üzerine hücûm etti. Geri gelip durumu Peygamberimize bildirdi. Bu sırada Müslümanlarla dost geçinen Huzâa Kabîlesinin reisi Büdeyl, Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem), müşriklerin tutumu hakkında haber getirdi. Buna Peygamber efendimiz; “Biz savaşmaya gelmedik, Kâbe’yi ziyârete, tavâf etmeye geldik. Kureyş ise savaşa kalkışıyor. Bu onlara zarardır. İsterlerse onlarla bir antlaşma yapalım. Sonra bizim dînimize isterlerse onlar da tâbi olsunlar. Eğer antlaşmaya yanaşmazlarsa Allah’a yemîn ederim ki, onların hepsini katledinceye kadar savaşırım. Artık cenâb-ı Hakk’ın emri ne ise yerine getiririz.” buyurdu. Huzâa Kabîlesinin reîsi Büdely, Peygamber efendimizle görüşdükten sonra Mekke’ye dönüp Kureyşlilere gördüklerini anlattı.

Büdeyl’in bu haberini iyi karşılamayan Kureyşliler yeniden temas kurmak için Sakîf Kabîlesinden Urve’yi gönderdiler. Urve, Peygamberimizle görüşüp geri döndü. O da Müslümanların savaş niyetinde olmadıklarını bildirdi. Gördüklerini anlattı. Eshâb-ı kirâmın Peygamberimize bağlılığına hayrân olmuş, böyle bir bağlılığa hiç rastlamadığını îtirâf etmişti. Mekkeliler yine iknâ olmadılar. Müslümanlar üzerine baskın yapmak için askerî bir birlik gönderdiler. Peygamberimiz bu birliği esir aldı. Ancak harp niyetinde olmadığı için serbest bıraktı. Durumu îzâh etmek üzere Mekke’ye hazret-i Osmân’ı gönderdi ise de, onu alıkoydular. Ona; “İstersen sen Kâbe’yi tavâf et. Başka kimseyi salamayız.” dediler. Hazret-i Osmân da; “Peygamber efendimiz olmayınca ben aslâ ziyâret etmem.” dedi.

Hazret-i Osmân beklenen zaman içinde dönemeyince, Kureyşliler tarafından şehid edildi şâyiâsı çıktı. Peygamberimiz hemen Eshâb-ı kirâmı topladı. Durumu görüştü. İslâmiyet uğrunda canlarını fedâ etmek için eshâbını bî’ate (sözleşmeye) çağırdı. Hep birlikte savaşarak şehid olmaya, aslâ dönmemeye söz verdiler. Peygamberimizin elini tutarak bî’at ettiler. Hazret-i Osmân adına da Peygamberimiz bî’at yaptı. Bu bî’ate “Bi’ât-ür-Rıdvân” adı verildi (Bkz. Bî’at-ı Rıdvân).

Müslümanların Resûlullah efendimize karşı mutlak itâatını, dinlerine olan bağlılıklarını gösteren bu bî’at, Kureyşliler tarafından duyuldu. Mekkelilerin içine korku düştü. Bu korku sebebiyle göz hapsinde tuttukları hazret-i Osmân’ı derhâl serbest bıraktılar. Peygamberimiz ile sulh yapmak için Amr ibni Süheyl başkanlığında bir heyet gönderdiler. Uzun bir görüşmeden sonra on sene geçerli kalacak olan “Hudeybiye Antlaşması” imzâlandı.

Hudeybiye Antlaşmasının başlıca şartları şunlardı:

1. Bu antlaşma on yıl geçerli olacak, bu zaman içinde iki taraf birbiriyle harb etmeyecekler.

2. Müslümanlar bu sene Kâbe’yi ziyâret etmeyecek. Ancak bir sene sonra ziyâret edecekler.

3. Kâbe’yi ziyârete gelen müslümanlar üç gün kalacaklar. Yanlarında yolcu silâhından başka silân bulundurmayacaklar.

4. Müslümanlar Kâbe’yi tavâf ederken, Mekkeli müşrikler dışarı çıkacaklar, Müslümanlarla temâs etmeyecekler.

5. Kureyşlilerden biri velîsinin izni olmadan Müslümanlar tarafına geçerek Medîne’ye giderse iâde edilecek. Müslümanlardan biri Kureyş tarafına geçerek Mekke’ye giderse iâde edilmeyecek.

6. Diğer Arap kabîleleri istedikleri tarafın himâyesine girebilecekler. Müslümanlarla veya müşriklerle birleşmekte serbest kalacaklar.

Bu antlaşmadan sonra Mekke’den birçok kimse Müslüman olup Medîne’ye gitmek istediği hâlde müşrikler bırakmadılar. Geri çevirdiler. Peygamberimiz bunlara; “Sabredin, Allahü teâlâ size de kurtuluş yolu gösterecektir.” buyurdu. Bu antlaşmadan sonra Peygamber efendimiz Hudeybiye’de yirmi gün kadar kaldı. Kurbanlarını burada kestiler ve Medîne’ye döndüler. Dönerken yolda “Fetih” sûresi nâzil oldu. Bu sûrede, Hudeybiye Antlaşmasının birçok fetihlere başlangıç olduğu bildirildi. Müslümanlara fetih ve zafer kapısı açıldı.

Antlaşma gereğince Müslüman olduğu halde Medîne’ye gitmeleri engellenen Müslümanlar da, birer ikişer Şam yolu üzerinde Ays denilen bir yere toplandılar. Sayıları üç yüze ulaştı. Şam’a giden ticâret yolunun kapandığını ve ticâretlerinin engellendiğini gören Kureyşliler, elçi göndererek daha önce Medîne’ye gitmeleri engellenen Müslümanların Medîne’ye gidebileceklerini, anlaşmanın bu maddesinden vazgeçtiklerini bildirdiler. Şam yolu üzerinde bulunan üç yüz kişilik Müslüman kâfilesi de Medîne’ye giderek, Peygamberimize kavuştular. Sabırlarının netîcesini elde ettiler.

Önemi

Mekkeliler, Müslümanların siyasî varlığını resmen kabul ettiler.

Barış ortamının oluşması islamiyet'e geçişi hızlandırdı.

Mekke'nin fethi kolaylaştı.

Müşriklerin müslümanlığın varlığını tanıdığı resmi ilk belgedir.

Hudeybiye antlaşması on yıl süreyle yapıldığı halde, iki yıl sonra müşrikler, verdikleri söze uymayarak antlaşmayı bozdular. Müslümanlar ise, bu kısa süren sulh döneminden çok mühim netîceler elde ettiler. İki yıl içinde Müslümanların sayısı birkaç misli arttı. Bu antlaşma ile Müslümanlar ilk defâ bir devlet ve bir kuvvet olarak kabul edildi. Bir yıl sonra da Peygamber efendimiz eshâbıyla birlikte Mekke’ye giderek Kâbe’yi ziyâret ettiler. Bundan sonra çevredeki hükümdârlara İslâma dâvet mektupları yazıldı. Her geçen gün insanlar Müslüman olmakla şerefleniyordu. Peygamber efendimizin vefâtına kadar İslâmiyet, bütün Arap Yarımadasına yayıldı.





» Hudeybiye Antlaşması - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
antlasmasi, hudeybiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:45.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv