Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet İslam Tarihi

Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı.

 İslam Tarihi forumunda yer alan Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı. konusu, Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı. Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı. Bu tebliğin yöntemini bizzat Allah Teâlâ koyuyor, Hz. Peygamber de Allah'ın gözetimi ile aşama ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 25-Mayıs-2014, 15:54   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı.

Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı.

Bu tebliğin yöntemini bizzat Allah Teâlâ koyuyor, Hz. Peygamber de Allah'ın gözetimi ile aşama aşama bu görevi yürütüyordu. Dolayısıyla Allah Resulunun bu yönteminden alınacak önemli dersler vardır:

1) Hz. Peygamber müşrikleri öncelikle tek Allah'a kulluğa çağırıyor

Hz. Peygamber müşrikleri öncelikle tek Allah'a kulluğa çağırıyor; onun dışındaki bütün bağlardan kurtulmalarını söylüyordu. Allah'a tam bir teslimiyet olduktan sonra Allah'tan gelecek olan emirleri kabul etmek zor olmazdı. Bu yüzden Hz. Peygamber "Lâ ilâhe illallah" mesajını öne çıkardı. Çünkü toplumun en büyük sapkınlığı birden fazla ilâha tapma idi. Birçok ilâha ibadet eden topluma İslâm'ın getirdiği mesaj şuydu: "Sizin dediğiniz gibi birden çok ilâh yoktur; tek bir ilâh vardır, o da Allah Teâlâ'dır." Buradan hareketle diyebiliriz ki, bir davetçi davet edeceği toplumun en önemli hastalığını tespit edip yoğunluğu/önceliği o hastalığa vermelidir.

2) Resulullah'a indirilen ayetler kâfirlerin en zayıf noktalarını yakalıyor

Resulullah'a indirilen ayetler kâfirlerin en zayıf noktalarını yakalıyor, ellerini kollarını bağlıyor, inatçı olmayanların inanmaları için ona da hiç bir neden bırakmıyordu. Meselâ, kâinat olaylarını örnek veriyor ve yontulmuş taşlara ibadet edenlere; "Her gün görüp durduğunuz bu kadar olağanüstü olayları yaratan Allah'a boyun eğin" diyordu. Bu, müslümanların her dönemde kullanmaları gereken bir usuldür.



3) Hz. Peygamberin getirdiği mesaj toplumda kabul edilen en güzel, en çekici bir mesajdı

Hz. Peygamberin getirdiği mesaj toplumda kabul edilen en güzel, en çekici bir şekilde sunuluyordu. Kur'an-ı Kerim şiirin revaçta olduğu bu topluma insan yeteneğini geride bırakan bir şiir üslûbuyla indirildi.

4) Davet, öncelikle yakınlardan, güvenilir ,insanlardan başlanarak açıklandı.

Davet, öncelikle yakınlardan, güvenilir temiz insanlardan başlanarak açıklandı. İlk anda bütün bir topluma sunulmadı. Bu da bir davanın yayılabilmesi için öncelikle kendisine sağlam bir zemin hazırlaması, öncü elemanlarını hazırlaması gerektiğini öğretiyor. Hz. Peygamber, Mekke'de fıtratı bozulmamış insanları diğerlerinden ayrı tutarak davette önceliği onlara verdi. Davetçi, tanıdığı ve güvendiği insanlara gitmeli, uzun vadeli yola güvenilir olamayan tanımadığı insanlarla çıkmamalı.

5) Müslümanlar zayıf oldukları dönemlerde kâfirlerin tüm baskılarına sabrettiler.

Müslümanlar zayıf oldukları dönemlerde kâfirlerin tüm baskılarına sabrettiler. Allah onlara bir müddet savaşma izni vermedi. Medine'de sağlam bir zemin hazırlandıktan sonra onlara savaş izni verildi. Gerçi müslümanlar Medine'de azınlıktılar ama artık bir cephede toplanabilmişlerdi. Mekke'de ise darmadağın ve güçsüzdüler. Savaş imkânları yoktu. Bir davanın hazırlık ve örgütlenme safhasında düşmanla fiilî çatışmaya girmeyip her türlü hazırlığını tamamlamak gerektiği sonucunu Resulullahın bu uygulamasından çıkarabiliriz.

6) Resulullah gizli davet döneminde dirençli elemanları çevresinde topladıktan sonra açık davet dönemini başlattı.

Resulullah gizli davet döneminde dirençli elemanları çevresinde topladıktan sonra açık davet dönemini başlattı. Bu dönemde karşı tarafın bütün baskı ve işkencelerine rağmen inancından taviz vermedi. Zira bu dönem açık davet, gizli örgütlenme dönemiydi. Gündüz kâfirlerin karşısına çıkıp; "Sizin taptıklarınız kendilerine bile fayda veremez. Gelin bu yanlış yoldan vazgeçin" diye onların yanlışlığını yüzlerine vuruyor; geceleyin Erkam'ın evinde gizlice toplanıp çalışma programı hazırlıyor, davetin elemanlarına taktikler veriyordu. Bu uygulama bize, İslâm dâvetinin temel özelliklerinden birini öğretiyor: Davet açık, örgütlenme gizli yapılır. Davet için de örgütlenme için de kâfirlerden izin alınmaz.

7) Müşrikler parlemantoları durumunda olan Darün-Nedve'de toplanırlar karar alırlardı

Müşrikler parlemantoları durumunda olan Darün-Nedve'de toplanırlar karar alırlardı. Peygamberimize yaptıkları tekliflerin biri şuydu: "Bu davadan vazgeç, seni "Reis yapalım." Resulullah taktik gereği bunu yapabilir, gücü elinde topladıktan sonra da getirdiği dini benimsetebilirdi. Ama İslâm açık bir din olduğu için Resulullah bu yola başvurmadı; işkencelere rağmen hakkı söyledi. Daru'n Nedve'de bir yer kapma yerine Darul-Erkam'da kendi meclisini oluşturdu. O halde İslâm davetçileri kâfirlerin kontrolündeki bir harekete katılmamalı, kendi hareketlerinin programını kendileri oluşturmalıdırlar.

8) Müslümanların güçlü olanları Mekke'de güçsüzlerle tam bir dayanışma ortaya koymuş malını-mülkünü ortaya dökmüştü

Müslümanların güçlü olanları Mekke'de güçsüzlerle tam bir dayanışma ortaya koymuş malını-mülkünü ortaya dökmüştü. İslâm'a inananlar kardeş oldular; dünya nimetleri, zenginlikler belli ellerde, kasalarda toplanmadı. Tek gaye vardı; Allah'ın dini egemen olsun. O halde her dönemde bir davaya iman edenler kardeş olduklarının bilincinde olmalı, varlıkta ve yoklukta eşit olabilmeliler. Hedefe ulaşılana kadar dünyalıklardan vazgeçilebilmelidir.

9) Hz. Peygamber, Mekke'de hiç bir insana konumundan dolayı öncelik vermedi.

Hz. Peygamber, Mekke'de hiç bir insana konumundan dolayı öncelik vermedi

Köleleri de zengin efendileri de yanına aldı; çocukları da kadınları da. Ancak İslâm'ın güçlenmesi için ileri gelen eşrafın müslüman olması için de uğraştı, hatta dua etti. Peygamberimizin bu davranışından yola çıkarak şu hükme varılabilir: Davetçi toplumunun yetenekli, üst düzey insanlarını kendi davasına kazandırmak için öncelikler verebilir. Bu da onun müstekbirlere meylettiği anl----- gelmez.

10) Hz. Peygamber'e inanan müslümanlarla aileleri arasında büyük çatışmalar meydana geldi

Hz. Peygamber'e inanan müslümanlarla aileleri arasında büyük çatışmalar meydana geldi. Aile bağları yerine inanç bağı gözönünde bulunduruldu. Bu örneği benimseyen müslümanlar her zaman ve her yerde, inanç bağıyla asabiyet karşı karşıya kaldığı zaman tercihini inançtan yana koymalı varlıklı ailenin çocuğu olan Mus'ab b. Umeyr gibi gerektiğinde ailesini terkedebilmelidir.

Müslümanların bir kısmının işkence ortamından kurtulup daha iyi bir ortamda bulunmak için Habeşistan'a hicret etmesinden şu sonuç çıkarılabilir: Müslümanlar, gerektiğinde müslüman olmasa dahi adâletli, haksızlık yapmayan insan haklarına saygı duyan bir ülkeye iltica edebilirler. Bunu yapmaları o ülkeyi dost edindikleri anl----- gelmez.

11) Hz. Peygamber, Taif seferi dönüşünde Mekke'ye müşrik olan Mut'im'in himayesinde girdi.

Hz. Peygamber, Taif seferi dönüşünde Mekke'ye müşrik olan Mut'im'in himayesinde girdi. Bu da Hz. Peygamber'in müşriklerin emrine girdiğini göstermez. Hz. Peygamber, dininden hiç bir taviz vermediği halde Mut'im ona bir insan olarak sahip çıkmış, Peygamber'den dini ile ilgili bedel istememiştir. Bu sadece karşılıksız yapılan bir yardımdır. Bunun yanında Hz. Ebû Bekir'in benzer bir olayı vardır. İbn Daine Hz. Ebû Bekir'i himayesine alır. Ancak gizliden gizliye ibadetinde serbest olduğunu, ama açıktan açığa Kur'an okuyamayacağını söyler. O zaman Hz. Ebû Bekir onun himayesine ihtiyacı olmadığını, kendisine Allah'ın yeteceğini bildirir. Eğer Hz. Ebû Bekir olayında olduğu gibi müşrikler himaye karşılığında müslümanın inancından, ibadetlerinden vazgeçmesini isterlerse o zaman onların himayesi reddedilir. Günümüzde de kapalı yerlerde (mescitlerde, evlerde) Allah'a ibadeti serbest bırakan kâfirler İslâm'ın toplum hayatına girmesini engelliyorlar. Bunu yaptıklarından dolayı müslümanlarla onların arasında bir düşmanlığın olması gerekir.





» Mekke dönemı islâmı teblığın ılk ve zorlu dönemıydı. - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
donemi, donemiydi, ilk, islami, mekke, tebligin, zorlu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:52.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv