Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet İslam Tarihi

Gülmeyen sultan

 İslam Tarihi forumunda yer alan Gülmeyen sultan konusu, Gülmeyen sultan Gülmeyen sultan Gülmeyen Sultan: Selahaddin Eyyûbi “Eyyubîler Devleti”ni kuran meşhur cihangir Selahaddin Eyyûbi tartışmasız büyük bir cihangirdi. Ama onu tarih içinde devleştirip tüm yöneticilerin ondan ilham almasını gerektiren ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 25-Mayıs-2014, 16:52   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Gülmeyen sultan

Gülmeyen sultan

Gülmeyen Sultan: Selahaddin Eyyûbi

“Eyyubîler Devleti”ni kuran meşhur cihangir Selahaddin Eyyûbi tartışmasız büyük bir cihangirdi.
Ama onu tarih içinde devleştirip tüm yöneticilerin ondan ilham almasını gerektiren yönü cihangirliği değil, imanî, vicdanî ve ahlâkî meziyetleriydi. Özetle, insanlığıydı.
Özellikle Mısır fethinden sonra kendini idrak etti; tarihçi Len Paul’un deyişiyle, bir anlamda içine yürüdü. Varlık sebebini keşfe çıktı ve cihangirliğinin örtemediği acziyetini kavradı. Asıl o zaman “Salâhüddin” (iyi dindar) oldu.
Tarihçi Len Paul cihangirin özelliklerini şöyle sayıyor:
¥ Çok dindardı;
¥ Çok müsamahakârdı;
¥ İnsanların hakkına-hukukuna riayetkârdı;
¥ Sevgi dolu bir yürek taşıyordu ve sevgisi herkesi kapsıyordu;
¥ Dünya zevklerine düşkün değildi: Gösterişten nefret ederdi. Sade giyinir, çadırda otururdu;
¥ İnandığı gibi düşünür, düşündüğü gibi yaşardı;
¥ Çok okur, çok dinler, çok düşünürdü;
¥ İkiyüzlülük yapmaz, evinde ayrı, dışarıda ayrı bir hayat yaşamazdı;
¥ Âdildi, affediciydi, yumuşak huyluydu, mertti, cömertti, dürüsttü, sabırlıydı ve cesurdu.
Kısacası, “kâmil insan” dendiğinde aklımıza gelen meziyetlerin çoğuna sahipti.
Cihad uğruna sarayları terk edip derme-çatma bir çadırda yaşamaya katlanmıştı (Kaddafi’nin süslü çadırı gibi değil tabii). Kimi tarihçilerin ifadesine göre, Sultan Selâhaddin, savaş anında bir saftan bir safa atının üstünde koşturur, askerleri yüreklendirir, bir taraftan da, “Yâ’lel İslam (İslam’a yardıma koşun!)” diye bağırırdı.
Halkı hayatı boyunca Selahaddin’den tek konuda şikâyetçi oldu: Hep asık suratlı oluşundan. Bir dönem şikâyetler o kadar arttı ki, bir cuma imamı, halkın sesine tercüman oldu: Hutbede, tebessümün faziletlerini anlattı. “Halkına karşı güler yüzlü olmayan idarecinin, halkından sevgi ve saygı bekleme hakkı yoktur.”
Sultan Selahaddin, bunu duyar duymaz imamın ziyaretine gitti: “Galiba beni kastettiniz?” dedi. Yönettiği ülkede hak-hukuk vardı. İmam hiç korkmadan, teklemeden “Evet” deyiverdi, “Sizi kastettim.”
Selahaddin Eyyûbi, derin bir iç çekişten sonra: “Hocam” diye konuştu, “Allah Resulü’nün Mi’rac’a çıktığı Mescid-i Aksa, Haçlıların elinde; Hz. Ömer’in emaneti Kudüs esir; bu durumda ben nasıl güleyim?” Ve hıçkırarak ağlamaya başladı.
Kuşkusuz bu samimi sadakati sebebiyle, Allah, Kudüs’ün fethini ona nasip etti. (Onun gibi sadık olursak. diye başlayan bir cümle kurmaya gerek bile görmüyorum).
O bir cihangirdi. Ama aynı zamanda şehirler kurup geliştiren bir imarcıydı. İlme değer verir, âlimleri yüceltirdi. “Bir tek namazımı bile cemaatsiz kılmadım” diyebilecek kadar da düzgün bir Müslüman’dı. Kur’an okumayı ve dinlemeyi çok sever, okurken ve dinlerken ağlardı. Kudüs’ün fethi esnasında mübarek beldede kan dökülmesin diye çok çaba sarf etti; bunu kısmen de başardı.
Tüm görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan Sultan Selâhaddin, mazlum Müslümanların yüzünü yıllar boyu güldürdü. İsteseydi göz kamaştırıcı saraylarda yaşayabilir, her anlamda keyfine bakabilirdi. Fakat o dünyada kalacak hiçbir şey istemedi. Yüzü ve yüreği ebediyete dönüktü. Ölüm anı da ibret oldu.
Şam’da ölüm döşeğindeyken, vasiyeti üzerine kefenini bir sırığın ucuna bayrak gibi bağladılar ve sokak sokak dolaştırdılar. Bir yandan da tellâllar şöyle bağırıyorlardı:
“Ey ahali! Bunca beldeler fethetmiş, krallara diz cöktürmüş Sultan Selahaddin’in son haline bakın ve ibret alın! İşte Selâhaddin’in son serveti: Sadece bir kefenle dünyadan gidiyor!”
Sultan Selâhaddin’den hepimizin alması gereken önemli dersler var.
Yavuz Bahadıroğlu





» Gülmeyen sultan - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
gulmeyen, sultan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:35.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv