Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Eğitim & Öğretim Kariyer & Kişisel Gelişim

Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine

 Kariyer & Kişisel Gelişim forumunda yer alan Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine konusu, Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine MUTLULUĞA YOLCULUK Hayatımızın gerçek amacının mutluluğu aramak olduğuna inanıyorum. Bu açık. İster bir dine inanalım ister inanmayalım ya da ister ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-Mayıs-2014, 15:52   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine

Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine

MUTLULUĞA YOLCULUK

Hayatımızın gerçek amacının mutluluğu aramak olduğuna inanıyorum. Bu açık. İster bir dine inanalım ister inanmayalım ya da ister şu dine ister bu dine inanalım, hepimiz hayatta daha iyi bir şeyi arıyoruz. Bu nedenle, hayatımızın gerçek yönü mutluluğa doğrudur..." Arizona'da yapılan büyük bir konuşma öncesi söylenen bu sözlerle, Dalai Lama mesajının özünü vurgulamış oldu. Fakat, hayatın amacının mutluluk olduğu hakkındaki iddiası, zihnim- de bir soru oluşturdu. Daha sonra, yalnızken, ona "Mutlu musunuz?" diye sordum. "Evet," dedi. Durdu, sonra ekledi, "Evet...kesinlikle." Sesinde o kadar büyük bir samimiyet vardı ki hiçbir kuşkuya yer bırakmıyordu - bu samimiyet yüzünün ifadesine ve gözlerine de yansıyordu. "Fakat, acaba mutluluk, çoğumuz için mantıklı bir hedef midir?" diye sordum. "Bu gerçekten olası mı?" "Evet. Mutluluğa ulaşmanın, zihnin eğitilmesiyle başarıla.bileceğine inanıyorum."

Temel insani seviyede, mutluluğun ulaşılabilecek bir hedef olduğu düşüncesine yardım edemesem de cevap verebilirim. Bir psikiyatr olarak, Freud'un "kişi, insanın mutlu olma isteğinin Yaratılışın planı içinde bulunmadığım söyleme eğilimi gösteriyor," gibi kavramlarla yüklenmiştim. Böyle bir eğitim, bir çok meslektaşınım, çoğu insanın "isterik acının bilindik mutsuzluğa dönüşümünü" beklediği gibi zalim bir sonuca yönelmesine neden olmuştur. Bu bakış açısına göre, mutluluğa giden ve açıkça belirlenmiş bir yolun olduğu fazlasıyla radikal bir düşüncedir. Psikiyatrik eğitimle geçen yıllanma geri dönüp baktığında, "mutluluk" kelimesinin iyileştirici bir gerçek olarak kullanıldığım çok nadiren hatırlıyorum. Elbette ki hastayı, depresyondan ya da asabiyetten kurtaracak, içsel karmaşa ya da ilişkilerden doğan sorunlarım çözümleyecek pek çok konuşma yapılmaktadır fakat asla mutlu olma hedefi açıkça belirtilmemiştir.


Gerçek mutluluğa ulaşma kavramı, Batı'da her zaman hasta edici, anlaşılmaz, ele geçmez olarak görülmüştür. Hatta "mutlu" kelimesi bile, İzlanda dilindeki şans ya da talih anlamına gelen happ'dan türetilmiştir. Görünüşe göre, bu mutluluğun gizemli bir doğası olduğu görüşünü çoğumuz paylaş- maktayız. Hayatın getirdiği o neşeli anlarda, mutluluk sanki denizlerin ötesinden gelen bir şeymiş gibi görünür. Benim Batılı zihnime göre, mutluluk, kişinin sadece "zihnini eğiterek" geliştirip koruduğu bir şey gibi gözükmemektedir. Bu görüşümü aktardığımda, Dalai Lama hemen şöyle bir açıklama getirdi. "Bu konuda, zihni eğitmekten bahsettiğimde, zihni, sadece kişinin bilip kavramaya ait becerisi ya da aklı olarak tanımlamıyorum. Bu terimi daha çok, Tibetçe'de daha geniş bir anlamı olan, daha çok "ruh" ya da "psike" ye yakın olan, aklı ve hisleri, kalbi ve zihni içeren Sem kelimesi anlamında kullanıyorum. Belli bir içsel disipline sebep olarak, tutumlarımızda, tüm dış görünüşümüzde ve hayata yaklaşımımızda da bir değişime uğrarız.

"Bu içsel disiplinden bahsedersek, tabii ki işin içine, pek çok şeyi, pek çok yöntemi katabiliriz. Fakat genel olarak konuşursak kişi, arayışına onu mutluluğa ve acı çekmeye götüren nedenleri tanımlayarak başlayabilir. Sonrasında, onu acı çekmeye götüren nedenleri giderek ortadan kaldırabilir ve mutluluğa götüren nedenleri geliştirebilir. Bunu başarmanın yolu budur." Dalai Lama, kişisel mutluluk için bazı ölçüler bulunduğunu iddia etmektedir. Ve Arizona'da geçirdiği hafta boyunca, sık sık bu kişisel mutluluğun nasıl, başkalarına elini uzatmaya istekli bir şekilde, en kısa süren görüşmelerde bile bir ilgi ve iyi niyet hissi yaratarak kendini gösterdiğine tanık oldum, Bir sabah, Dalai Lama -halka hitaben yaptığı bir konuşma sonrasında, oteldeki odasına giden dış yolda üzerinde alışıldık kıyafeti olduğu halde tek basma yürüyordu. Oteldeki kat görevlisi kadınlardan birinin asansörün yanında olduğu fark etti, durdu ve kadına "Nerelisiniz?" diye sordu. Kadın bir an için, kestane rengi elbiseler giymiş bu garip görünüşlü adam ve gördüğü hürmet karşısında şaşırmış göründü.


Sonra gülümsedi ve utangaç bir şekilde "Meksika" diye cevap verdi. Dalai Lama, bir kaç dakika laflamak için durdu ve sonra, kadını yüzünde bir heyecan ve memnunluk ifadesi ile bırakarak yürüyüp gitti. Bir sonraki sabah, aynı saate, kadın yanında bir başka kat görevlisi ile birlikte aynı noktada göründü ve her ikisi de Dalai Lama'yi asansöre binerken sıcak bir şekilde selamladılar. Karşılıklı etkileşim kısaydı fakat her ikisi de işlerinin basma dönerken mutluluktan kanatlanmış gibiydiler. Bundan sonraki her gün, aynı zamanda ve aynı yerde bu kat görevlilerine diğerleri de katıldı, hafta sonu, asansöre giden yol boyunca dizilmiş ve tertemiz, yeşil-beyaz üniformaları içinde bir düzine görevli bir karşılama hattı oluşturmuştu.


Günlerimiz sayılıdır. Tam şu anda, binlerce insan dünyaya gelmektedir, bazılarının kaderinde sadece bir kaç gün ya da hafta yaşamak ve sonra trajik bir şekilde bir hastalığa ya da başka bir talihsizliğe yenilmek vardır. Bazılarının kaderinde ise yüz yıla hatta belki de biraz daha fazlasına ulaşmak ve hayatın sunduğu her lezzetin; zafer, ümitsizlik, neşe, nefret ve sevginin tadına bakmak vardır. Asla bilemeyiz. Fakat ister bir gün ister bir yüzyıl yasayalım, asıl soru hep var olmaktadır: hayatımızın amacı nedir? Hayatımızı anlamlı kılan nedir?

Varlığımızın amacı mutluluğu aramaktır. Bu, genel bir düşünce gibi gözükmektedir ve Aristoteles'ten William James'e Batılı düşünürler bu fikri kabul etmişlerdir. Fakat, kişisel mutluluğu aramaya dayanan bir hayatın doğasında ben merkezcilik, kendi isteklerine düşkünlük yok mudur? Şart değil. Aslında, art arda yapılan araştırmalar, kendi üzerinde yoğunlaşma ve genellikle sosyal anlamda geri planda kalıp, düşünceli ve muhalif olma eğilimi gösteren kişilerin mutsuz insanlar olduklarını göstermiştir. Bunun tersi olarak, mutlu insanlar daha sosyal, esnek, yaratıcı olmakta ve hayatta yaşadıkları hayal kırıklıklarına, mutsuz insanlara göre daha fazla tahammül göstermektedirler. Ve en önemlisi, mutsuz insanlardan daha fazla sevgi dolu ve bağışlayıcı oldukları görülmüştür.


Araştırmacıların yaptığı bazı ilginç deneylerde, mutlu insanların, açık, dışa dönük ve başkalarına yardımcı olma.-konusunda istekli olma özelliği gösterdikleri gözlenmiştir. Örneğin, deneklerden birinin, hiç beklenmedik bir biçimde telefon kulübesinde para bulması gibi kişiyi mutlu edici bir durum ayarlamışlardır. Bir yabancı gibi davranan araştırmacılardan biri, yürürken "kazayla" bir tomar para düşürmüştür. Araştırmacılar, denek olan kişinin, yardımcıya yardımcı olmak için onu durdurup durmayacağım görmek istemişlerdir. Başka bir senaryoda, deneğe bir komedi kaydı dinletilyerek morali yükseltilmiş ve sonra da yardıma ihtiyacı olan ve borç para isteyen (araştırmacılarla ortak çalışan) kişiler kendisine yaklaşmışlardır. Araştırmacılar, kendini mutlu hisseden deneklerin, gene aynı yardım etme durumuyla karşı karşıya kalan fakat ruh hali önceden artırılmamış diğer "kontrol grubundaki" kişilere göre yardımcı olmaya ya da para vermeye daha fazla istekli olduklarını keşfetmişlerdir.


Bu tür deneyler, kişisel mutluluğu aramanın ve bunu başarmanın insanı bir şekilde bencilliğe ve kendine dönük olmaya götürdüğü kavramı ile ters düşmektedir ve hepimiz kendi deneyimizi kendi günlük hayatımızın laboratuarına taşıyabiliriz. Örneğin trafikte olduğumuzu varsayalım. Trafik yirmi dakika sonunda nihayet ilerlemeye başlamıştır fakat geçit töreni hızında. Bir başka arabadaki bir kişinin bizim yolumuza, önümüze geçmek için sinyal verdiğin! görüyoruz. Eğer iyi bir ruh hali içindeysek, yavaşlamaya ve ona yol vermeye daha istekli oluruz. Eğer kendimizi kötü hissediyorsak, cevabımız hızlanmak ve geçişi kapatmak olacaktır. "Bu kadar süredir bekleyerek burada çakılıp kaldım, neden onlar da beklemesinler ki?" Bir kez daha, hayatımızın temel amacının mutluluğu aramak olduğu temel öncülüne geri dönelim. Mutluluğu gerçek bir hedef olarak görmek, ona ulaşmaya doğru olumlu adımlar atmamızı sağlar. Daha mutlu bir hayata götüren sonuçları belirlemekle baslarsak, mutluluğu aramanın nasıl sadece kişiye değil aynı zamanda ailesine ve daha geniş anlamda topluma da yararlar sunduğunu öğreniriz.





» Kişisel gelişim ve mutluluk üzerine - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
gelisim, kisisel, mutluluk, uzerine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:17.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv