Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Eğitim & Öğretim Kariyer & Kişisel Gelişim

Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering)

 Kariyer & Kişisel Gelişim forumunda yer alan Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering) konusu, Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering) Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering) Bu kavram ilk olarak John T.Molloy tarafından, imaj yaratma sürecinde doğru kıyafetlerin ve aksesuarların seçilmesi olarak kullanılmıştır. Kavram daha sonra ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-Mayıs-2014, 16:19   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering)

Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering)

Bu kavram ilk olarak John T.Molloy tarafından, imaj yaratma sürecinde doğru kıyafetlerin ve aksesuarların seçilmesi olarak kullanılmıştır. Kavram daha sonra William Thourlby, Jacgueline Thompson, Emily Cho ve daha başka birçok imaj danışmanınca ele alınmıştır. Danışmanlar her konuda tümüyle birbirleriyle örtüşen, ortak fikirlerde birleşmemekle beraber, yine de bazı temel noktalarda ortak bir platformda yer almaktadır. Sözü edilen bu noktalar:

1.Yeni tanışılan bir kişi üzerinde daha hiç konuşmadan etki yaratılabilir. İnsanlar karşılarındakilerin yeteneklerini öğrenmeye zaman harcamadan sadece giyimleriyle onları değerlendirebilmektedir. Eğer seçilen meslek gün içinde çok sayıda insanla teması gerektiriyorsa, duruma uygun kıyafeti seçmek olumlu ilk izlenimler yaratma açısından büyük önem taşımaktadır.

2.Çalışılmak istenen şirketin kurum kültürü ile imajına uygun giyîm tarzı ve genel görünüş standartları tespit edilmelidir. Bir İşe başvurmadan önce, o yer deki diğer çalışanların ne tür kıyafetleri tercih ettikleri incelenmelidir. Eğer nasıl giyinileceği konusunda kuşku duyuluyor yada tam bir karara yarılamıyorsa, ciddi bir giyim tarzı olarak görülen takımlar tercih edilmelidir. Şirkete kabul edildikten sonra, diğer çalışanların tarzlarına rahatlıkla uyulabilir. Ancak ilk zamanlarda yeni işyerindeki söz sahibi konumda bulunanlarla benzer giyinmek daha olumlu sonuçlar doğurabilmektedir.

3.Bulunulan konuma değil, gelinmek istenen pozisyona, yani belirlenen kariyer hedefine göre giyinilmelidir. Bu noktada ifade edilen; eğer sekreter olarak görev yapılıyor ve daha üst bir konuma gelmek isteniyorsa artık bir sekreter gibi değil, yönetici gibi giyinmek gerektiğidir. Kişiler giyinişleriyle işlerinden tatmin olup olmadıklarını ve İşlerinde ne kadar yükselmek islediklerini karşılarındakilere kolaylıkla iletebilmektedir.

4.Son moda kıyafetlerin iş hayatında yada profesyonel ortamlarda kullanılması uygun tercihler arasında yer almamalıdır. Birçok durumda iş dünyası, üniversite, sanat ya da spor çevrelerinden daha tutucu bir izlenim yaratmaktadır. Modanın yakın takipçisi bile olunsa, etkili bir profesyonel imaj için bundan vazgeçilmelidir. Bayanlar böyle durumlarla daha sık karşılaşmaktadır. Özellikle üst yönetimde görev alan bayanlar için, gardıroplarını bulundukları konuma ve otoriteye yöre düzenlemeleri bir zorunluluktur.

5.Gardıroptaki kıyafet ve aksesuarların seçimi aşamasında bölgesel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Bulunulan coğrafi ortam insanların nasıl giyindiklerini etkileyen faktörlerden biridir. Ülkenin farklı bölgelerinde yaşayan kişilerin, kendilerine özgü giyim tarzları mevcuttur ve bu doğrultuda giyinmek, kişilerin sempatisinin kazanılarak, olumlu ilk izlenim yaratma açısından önem taşımaktadır.
6.Sahip olunan imaj, gardırobun kalitesi ile doğru orantılıdır. Kariyere uygun giyinmek için yapılan harcamalar, geleceğe yapılan yatırımlar olarak görülmektedir. İndirimlerden çok sayıda ve daha az harcamayla bir çok kıyafet sağlanabilir, ancak seçilen kıyafetler ulaşılması istenen konuma ya da yaratılması arzu edilen imaja paralel değilse, yığınlarca kıyafetin bulunduğu bir gardırop anlamsız ve yetersiz olarak nitelendirilmektedir. Bu yüzden giyim konusunda uzman olan kişilere göre yapılması gereken, az sayıda da olsa gardıropta kaliteli kıyafetlerin yer almasıdır.

7. Gardırop için kıyafet seçimi kişisel emek gerektirir.
Olumlu izlenimler yaratmak için etkili olacak kıyafetlerin seçiminde yaş, kilo, boy, ten rengi ve amaçlar gibi kişisel etmenler bir bütün oluşturmaktadır. Çalışılan işteki diğer kişilerin giyiniş biçimlerinin aynen kopya edilmesi, kişinin kendisine ait özelliklerinden hiç bir şey yansıtmadığı ve özgün olmadığı için kişisel imaj üzerinde etkili olmamaktadır.

Kullanılabilecek Renkler ve Aksesuarlar
Bir iş ortamında her çalışanın birbirlerine benzer renkler ya da saç biçimlerine sahip olması yaratıcılıktan yoksun ve sıkıcı olarak görülebilir. Kişiler kendilerini tam olarak dışa yansıtamamaktan yakınabilirler. Ancak bu noktada hatırlanması gereken; oranın bir işyeri olduğu ve yapılan işin özelliğine uygun giyinilmesi gerekliliğidir. Mesleğiniz yaratıcılıkla doğrudan ilgili değilse, şimdiden beklenen işin kalıplarına uyan bir giyim tarzını benimsemenizdir. Bu sizin özgünlüğünüzü kısıtlamaz, tam tersi bu kadar birbirine benzer arasından seçtiğiniz uyumlu renkler, uygun aksesuarlar ve bakımlı saç stiliniz ile "parlamanıza" yardımcı olur.

Öncelikle iş ortamına uyacak renklerin kullanımı üzerinde durulursa, ilk renk birçok insanın gözdesi olan mavi renktir. Mavi; uyumluluğu, sakinliği, muhafazakarlığı ve gençliği çağrıştıran bir renk olması nedeniyle Özellikle erkekler tarafından, giyilen koyu renkli takımların canlandırılması için, gömlek rengi olarak tercih edilmektedir.;Çünkü açık mavi, genç ve.sportmen, lacivert profesyonel görüntüsü ile iş kıyafetlerinin aranan renkleridirler.

Sonbaharı, bir şeylerin sona ermesini çağrıştıran kahverengi ayakları yere basan, gösterişten hoşlanmayan kişiliği temsil eder. Aslında iletişime kapalı olmakla özdeşleştirilir. İş ortamlarında lacivertlere alternatif oluşturur. Özellikle kış mevsiminde siyahlardan sıkılan iş kadınlarının etek, ayakkabı, kemer ve kazak rengi olarak en çok rağbet ettikleri renktir. Erkek giyiminde bazı işyerlerinde ,özellikle belirtilmektedir takım kıyafetlerde ana renk olarak kullanılması önerilmez.

Mevsim farkı olmaksızın, her zaman sıcaklığı ve ateşi çağrıştıran kırmızı ise, iş ortamlarında fazla benimsenmeyen bir renktir. İş kadınları için kırmızının siyahla belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen bordo önerilmesine karşın, yine de canlı kırmızı tonlarının boydan boya kullanıldığı (kırmızı elbise, kırmızı çanta, kımızı ayakkabı) kıyafetler önerilmez. Erkekler için, takım kıyafetlerin genel renkleri olan siyah, lacivert ve grinin tüm tonlarını (kahverengi hariç, onu canlandıran renk çoğunlukla sarıdır) tamamlamak amacıyla, az oranlarda kravatlar üzerinde bulundurulabilir.

Güneşin ve İletişimin rengi olan sarı, sahip olduğu tüm iyi özelliklere karşın yine de iş ortamlarına uyan bir renk değildir. Çünkü yüzeyselliği çağrıştırmak gibi bir dezavantajlardır. Ancak yine de kırmızı rengin kullanılması gibi az oranlarda ve belirli kıyafetlerde, aksesuarların içinde kullanılabilir.

Doğanın ve umudun rengi o!an yeşil, İş kıyafetlerinde az oranlarda, örneğin kravat deseninde bulundurulabilen, fazla tercih edilmesi Önerilmeyen bir renktir.

Umutsuzluk ve ölümün sembolü olmasına karşın," İş ortamları İçin seçilen kıyafetlere bakılınca çoğunun siyah olduğu görülür. İş ortamında baştan aşağıya giyinmeye uygun değildir, ancak giysilerin üst (ceket, gömlek), orta (kemer, pantolon) ve alt (ayakkabı) bölümünde kullanılabilir. Bayanların Özellikle tercih ettikleri bir renk olmasının özünde ise, siyah rengin cisimleri "olduğundan küçük gösterme" etkisi yatar. Bunun yanı sıra kullanım açısından hemen her renkle uyum sağladığı için siyah bir takım yada etek, gardırobun "yangından ilk kurtarılacak" kıyafetidir.

Grinin bir çok kişinin favori rengi olmasının temelinde yansız, uçucu bir renk olması yatar. Saygınlığı ve olgunluğu çağrıştırması nedeniyle de iş kıyafetlerinde tercih edilir. Grinin her tonu profesyonel giyime uygundur, ama ilgi çekiciliği sağlamak için biraz renk katmak gerekir, örneğin; bayan giyiminde koyu bir griyi canlandıracak en uygun renklerden biri "şeker pembesi"dir.

Pembe, magentadan, uçuk pembeye kadar tüm tonlarıyla özellikle de kız bebeklerini çağrıştıran dişi bir renktir. Bu özelliği nedeniyle profesyonel giyimde olgunluktan yoksun, çocuksu izlenim yaratmaması için ancak koyu renkleri canlandırma amacıyla kullanılmalıdır.

Açıklığın, doğruluğun ve aydınlığın rengi olan beyaz, iş ortamlarında da kasvetli kıyafetlerin en iyi yardımcısıdır.Yanındaki renklerle güçlenir. Profesyonel kullanım açısından gömlek ve bluzlar için uygundur.

Renk kullanımlarından sonra üzerinde durulması gereken nokta aksesuarlardır. Parıltılı yüzükler, pahalı takılar, uzun küpeler kısacası abartılı aksesuarlar, iş kadınları tarafından kullanılması sakıncalı aksesuarlar arasında yer alırlar. İş kadınlarının takabilecekleri maksimum üç yüzük, ince ve zarif takılar onların profesyonel imajlarına etkisini olumlu olarak yansıtacaktır. Aynı şekilde makyaj yaparken ve saç biçimini belirlerken de sadelik ve zariflik göz önünde bulundurulmalıdır. Fazla kabartılmış bir saç itici bulunurken, düzenli bir kesim beğeni toplamaktadır. Saçlar konusu üzerinde dururken, saçların da kendilerine özgü anlamlar içerdikleri ve farklı imaj yaratmak isteyenler tarafından bilinmesi gereken özellikleri vardır. Buna göre; siyah saç; sadakat, sabır ve cesaretin, sarı saç; gururun, öfkenin ve hayal kurmanın, kumral saç; uyumun, anlayışın ve güvenin, kızıl saç; uçarılığın, güvenilmezliğin ve hırsın, kıvırcık saç; aşırı itaat ve yumuşak başlılığın ve son olarak düz saç; hassaslığın dışavurumudur.

Erkekler açısından konuya bakıldığında ise, işlerinin daha kolay olduğu söylenebilir. Fazlı aksesuar kullanımı erkekler açısından da sakıncalıdır. Erkeklerin saat, gözlük, kravat, kravat iğnesi, pantolon askısı, kol düğmesi, kemer, çorap ve ayakkabı seçimlerinde, işlerinde sahip oldukları konuma göre seçimler yapmaları ve alyans dışında takı kullanmamalın, oluşturdukları yada oluşturmak istedikleri imajları yönünde alabilecekleri olumlu adımlardır. Bu konuda ayrıca renk kullanımı ve uygun tarzın belirlenmesinde; profesyonel hizmet sunan "renk finalistleri" ve "stil analistleri "nin yardımından yararlanılması da önerilmektedir.

Özetle; işe başlarken ve tüm iş hayalı süresince gardırop yönetimine gösterilecek olan özen, başarılı imaj çalışmalarının çıkış noktasıdır. İnsanları yalnızca giydikleri ile yargılamanın ya da değerlendirmenin herkes tarafından hala olarak görülmesine karşın, yine de insanların görünüşe dayanarak, önyargılı davrandıkları bir gerçektir. Olaya bu açıdan bakıldığında yapılması gerekenler; görünüşün pozitif bir ilk izlenimdeki rolünün göz önünde bulundurulması ve konu üzerinde dikkatle durulmasıdır.
Mimikler
Sözsüz iletişim konusunda yapılan çalışmalar, mimiklerin birinden hoşlanılıp, hoşlanılmadığım belirtmede güçlü bir dışavurum biçimi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Karşılaşılan kişiler, onlara yansıtılan mimiklere göre pozitif yada negatif yönde tepkiler gösterirler.
Bir kişinin duygulan Öğrenilmek isteniliyorsa, yapılabilecek ilk şey onun mimiklerini izlemektir. Çatılmış kaşlar "bir şeylerin kötü gittiğini", içten bir gülümseme ise, "her şeyin yolunda olduğunu" ifade etmektedir. Mimikler sözcükler aracılığıyla dışa vurulandan çok daha fazla duyguyu, daha doğru biçimde aktarabilmektedir.

Birçok iş ortamı için, içten, neşeli bir gülümseme, olumlu imaj yaratma yolundaki ilk adımdır. Diğer taraftan rahatsız edici ve/veya dikkatli bir bakış ya da kaşların çatılması gibi negatif duygular içeren mimikler ise, olumsuz imajın çıkış noktalarındandır.

Gözler de beden dili açısından incelendiğinde, duyguların iletiminde mimiklerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çözler sözlere dökülmeyen mesajları aktarabilen en iyi kanallardır. Örneğin; iletilen mesajın dinlenmediğine dair verilebilecek en basit tepki, ters bir dönüş yaparak, konuşanla olan göz temasının kesilmesidir. Aynı hareket bazı durumlarda, ''bana güvenmez" anlamına da gelmektedir.

Konuşma Tarzı
İnsanlar özgüven, istek, içtenlik ve optimizm gibi duygularını konuşmaları içinde karşısındakilere aktarabilmektedir. Bu pozitif özelliklerin her biri olumlu izlenim yaratmada birer yardımcı rol oynamaktadır. Sesin tonu, konuşmanın hızı ve sesin yüksekliği sözlü mesajlara ek anlamlar yüklemektedir, özellikle telefon konuşmalarında, diğer kişinin mimiklerinin, jestlerinin ve genel olarak diğer beden hareketlerinin görülmemesi, sesin niteliğimi daha da önem katmaktadır.

Tim iş görüşmelerinde etkili olabilecek ideal sesin nasıl olması o " tam olarak bilinmese de, özgüven, heves, dikkat, iyi niyet ve ,şeklinde sıralanan beş niteliği taşıyor olmasına dikkat edilir. Bu yüzden konuşurken sesin etkisinin ölçülebilmesi İçin kaydedilip, daha sonra belirtilen temel niteliklere sahip olup olmadığı İncelenmelidir.

El Sıkışmak/Tokalaşmak
Karşılaşan iki kişinin aralarında kuracakları ilk fiziksel kontakt selamlama aşamasındaki el sıkışmaktır. El sıkma ile sıcaklık, karşıdakine duyulan ilgi kişinin gücü ve bunlara ek olarak tam tersi duygular yani uzaklık, sıradanlık, zayıflık aktarılabilmektedir. Temas kurulan kişiye el sıkışma ile iletilen mesaj, sıralanan faktörlerden oluşan bir kombinasyona dayanmaktadır:

1.Güç düzeyi. Genel olarak eli güçlü ve sıkı biçimde kavramak, karşıdakine olan ilgiyi, tam tersi olan zayıf, ve güçsüz bir tarzda kavrayış İse "kayıtsızlık" içeren bir mesaj aktarır.
2.Ellerin nemlilik düzeyi. Islak yada terlemiş avuç içleri sadece hoş olmayan değil, sinirliliği de.dışa vuran bir durumdur.
3.El sıkışma süresi. Bu konuda genel kabul görmüş ideal bir süre tespit edilmemiştir, ama gereğinden uzun tutulan bir el, daha fazla ilgi ve karşıdaki kişiye gösterilen özeni yansıtmaktadır.
4.Ellerin birbirine kenetlenmesindeki içtenlik. Dolu dolu, içten bir kavrayış karşıdaki kişiye duyulan yoğun dostluk ve güç duygularını aktarabilir.
5.Göz teması. Göz teması, el sıkışmanın pozitif etkisini artırıcı bir unsurdur. İki kişi el sıkışırken, göz temasının sağlanması hem etkinliği artırmakta, hem de kişiler arasında yakınlık hissi oluşturmaktadır.

Gün boyunca karşılaşılan insanlarla e! sıkışılır ve bunun ilk izlenime olan etkisi çoğu zaman göz ardı edilir. Diğer tüm kişiler arası ilişki becerileri gibi el sıkışma da pratik yapılarak geliştirilebilir.

Davranışlar
Davranışlara yönelik bir çalışma, olumlu bir ilk izlenime engel oluşturabilecek potansiyel alanları ortaya çıkarmıştır. Jonathan Swith, olumlu yaklaşımları temel alan davranışların önemini, insanların kendilerini rahat hissetmelerine yardımcı olan bir sanat olarak tanımlamıştır. İnsanların kendilerini rahat ve huzurlu hissetmelerini sağlamak, iyi insan ilişkilerinin de özünü oluşturmaktadır.

İnsanlarla ilişki kurmadaki en iyi yollardan birisi, karşıdaki kişiyi savunma konumuna getirebilecek davranışlardan uzak durmaktır. Konuya bir şirket ortamından örnek verildiğinde, etkili olabilecek bazı davranış kuralları şöyle sıralanabilir:

1.Yeni tanışılan kişilerin ilk isimleriyle çağrılmaları doğru değildir. Arada belirli bir samimiyet temellendirmeden ya da karşınızdaki istemediği sürece kullanılabilecek en uygun hitap şekli bay, bayan, doktor vb. tiplerdir.

2.Rahatsızlık verebilecek yada saldırganlık içeren yorum ve hikayelerden uzak durulmalıdır. Günümüzde her ne kadar argo ve küfür İçeren kelimeler yaygın bir biçimde sarf ediliyor olsa da, rahatsızlık yaratabilecek kelimeleri içeren bir konuşma, müşteri, üst düzey yönetici hatta iş arkadaşları tarafından uygunsuz olarak nitelendirilmektedir. Küfürlü konuşmalar ve üstü açılmadık hikayeler, kişiler arası İletişimde tamiri mümkün olmayan sorunlara neden olabilmektedir.
3.İtilaftı konularda, güçlü kişisel yargılar ortaya atılmamalıdır. Yakınlık kurabilmek için siyaset ve din gibi kişiden kişiye farklılık gösteren konuların konuşulup, tartışılması çatışma ortamı yaratabilmekledir. Bu tür bir soruna meydan vermemek için yapılması gereken en kolay şey kişiler arasında çatışma İle sonuçlanmayacak konular üzerinde konuşmaktır.

4.Rahatsız olmayacaklarından emin olmadan müşteri, yönetici ya da iş arkadaşlarının yanında sigara içilmemelidir. Bazı kişilerin sigara kaynaklı hastalıkları, dumana karşı alerjileri varken, bazıları ise sadece külü bîr alışkanlık olarak gördükleri için sigara içmemektedir. Nedeni ne olursa olsun sigara içmeyenlerin bu tercihlerine gösterilecek itina taktirle karşılanacaktır.

5.Randevu alınmadan iş görüşmesine gitmek ya da alınan randevuya zamanında gitmemek kabalık olarak nitelendirileceğinden, konuya gereken özenin gösterilmesi gerekir.

6.Kişiye duyulan taktir doğru zaman ve ortamlarda dile getirilmelidir.

7.Diyor insanları irili: edebilecek alışkınlıklardan vazgeçilmelidir. İnsan ilişkilerine ket vuran bu tür alışkanlıklara; çiklet çiğnemek, tırnak yemek, parmak çıtlatmak, baş kaşımak ya da topluluk önünde saç taranması örnek verilebilir.

Sonuç olarak, ilk izlenimlerin yarattığı etki, kişiler arası iletişimin kurulduğu her ortam ve zaman için aynı derecede önem taşımaktadır. Bu yüzden de temeli sağlam, olumlu ilişkiler kurmada yapılması gereken ilk şey, kişinin iletişim kurduğu ya da kurabileceği kişiler üzerinde olumlu ilk izlenimler' temel alan bir kişisel imaj yaratmasıdır. Bir çok unsurun karması olan ve her birine dikkat edilerek şekillendirilen kişisel imaj, sonuçta kişinin kendisine ve sahip olduğu özelliklere dayanmak Kişiler olumlu imaj yaratma çalışmalarında bu unsurları sürekli göz önünde bulundurmalıdır. Unutulmamalıdır ki, insanlar kendilerine gösterdikleri ilgi kadar karşılarındakilerden iyi görürler.





» Gardırop Yönetimi / (Wardrobc Engineering) - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
engineering, gardirop, veya, wardrobc, yonetimi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:46.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv