Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet Sahebe ve İslam Alimleri

Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali

 Sahebe ve İslam Alimleri forumunda yer alan Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali konusu, Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye bir Hadisinde iltifatta bulunarak “Ebû Türâb” demiştir. Hakikat kapısının dört anasıra göre karşılığı Turab ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-Şubat-2012, 12:34   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Giriş Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali

Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali

Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye bir Hadisinde iltifatta bulunarak “Ebû Türâb” demiştir. Hakikat kapısının dört anasıra göre karşılığı Turab olmak, ona ermektir. Toprak her şeyi karşılıksız verir, karşılıksız alır. Her zaman ayaklar altındadır yani en alçak gönüllüdür. Herkes tarafından çiğnenmiş olmasına rağmen kimseye dert yanmaz. Herkese hoşgörü ile, sevgi ve şevkat ile yaklaşır. Toprak cömerttir. Toprak berekettir. Toprak, onla başlayıp onla bitmektir.

Ebu Türap, Alevilikte Hz. Ali şahsında toprağın babası anlamına gelir. Bu onun mütevaziliği yanında evrenin – Her şey doğadan gelir, doğaya gider- felsefesinden kaynaklanır. İnsanoğlu doğar, büyür, yaşar, ölür ve toprak olur. İnsan günü gelince toprak olur, toprakla birleşir ve bütünleşir. Ona karışır.

Turab, bitki, hayvan ve insanda gizli olan gerçek öz hep Hakk’ın kendisidir. Kendini kendisine ancak dördüncü kapıdan sonra anlatabilmiştir. Eba Turab’ın anlamı da, bütün varlık alemi Hz. Ali’nin nurundan olmuştur. Bütün bu aşamaları yaşayan, bilinmesini isteyen Ali’nin kendisidir.

Hz. Ali, İslamiyette, Hz. Peygamberden sonra en büyük temsilcisidir. Onun bu Ulu zat hakkında buyurduğu “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır, şehri dileyen kapıya gelsin, Ben hikmetin şehriyim, Ali kapısıdır hikmetin dileyen kapıya gelsin” deyimi bunu doğrulamaktadır.

Diğer bir Hadislerinde de: “Ali bendendir ben ondanım, ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlâsıdır. Ali insanların hayırlısıdır. Kim bu kabul etmezse, gerçektende kafir olmuştur...” buyurmuşlardır.

Hz. Muhammed, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Ali ilişkisini şöyle anlatıyorlar. “Ali, Kur’an iledir ve Kur’an Ali ile; ikisi havuz kenarında benimle buluşuncaya kadar ayrılmazlar.”

Buhari’den aktarılan bir Hadise göre ise şöyle buyurmuşlardır. “Ya Ali, bana, Harun’un Musa’ya yakınlığı gibisin. Yalnız benden sonra peygamberlik yoktur”

Asbağ bin Nebate’den aktarıldığına göre “

“Kuranın çeyreği Ehl-i Beyt’i kapsamaktadır. Hz. Ali de Ehl-i Beyt’in reisi konumundadır. Yalnız Hz. Ali için özel olarak inen ayetler üç yüzün üstündedir”

Hz. Muhammed’den Hz. Ali üzerine bir kaç Hadis:

? “Ey Ali, Allah bana buyurdu ki: Ben Ali’yi peygamberlerle gizli olarak, seninle de olarak beraber gönderdim”
? “Hikmet, on parçaya bölündü, dokuzu Ali’ye verildi, kalanı da diğer insanlara pay edildi”
? “Ben hikmet eviyim; Ali de o evin kapısıdır”
? “İnsanlar, Ali bin Ebi Talib’in ne zamandan beri “Emir’ül Müminin” olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Adem, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu: “Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf: 172). Allah da onlara şöyle buyurdu: Ben Rabbinizim, Muhammed Peygamberiniz, Ali de Emir’inizdir”
? “Ya Ali, doğumuna şahit olmasaydım, hikmetinin sırrına ben de akıl erdiremezdim”
Selmân-i Fârisî’den rivayet edilen bir Hadis’e göre Hz. Muhammed şöyle buyurmuşlardır. “Sırrımın sahibi Ali bin Ebî Tâlib’dir.”

İslam dininin Peygamberi Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’nin özellikleri ve kudsi güzelliklerini beyan eden ve saymakla bitmeyecek kadar çok olan tanımlamalar onun Nur’u hakkında bir fikir verebilir.

Elbette Hz. Ali hakkında inen Ayetler, Hz. Muhammed tarafından aktarılan Hadisler , binlerce ve onbinlerce Ulu Evliyanın anlatımı veya aktarımı onu anlamaya yetmez. Kişi burada dünya gözü ile değil, onu Alevilikte sürekli anlatılan batın gözü açık olduğu ve buna vakıf olduğu kudret ölçüsünde hikmetini anlayabilir. Onu anlamanın, ona kısmen de olsa hikmetine nail olmanın esas yolu, onu görebilecek gözlere ve gönüllere sahip olmakla mümkündür.

Bizim burada yaptığımız tanımlama sadece göremediğimiz ama kısmen hissetmeye çabaladığımız, bir bakıma adeta karanlıkta el yordamı ile bir şeyleri analize etmeye benzer.

Hz. Ali’nin şu sözleri belki analizmize kısmi bir daha katkı sunabilir.

? Bizim emrimiz güçtür, güçleştirilmiştir, çetindir çetinleştirilmiştir, gizlidir, perde altına alınmıştır, ona Allah’a yakın bir melek, veyahut gönderilmiş bir peygamber veyahut Allahın kalbini imanla sınadığı bir müminden başkası tahammül edemez.
? Yâ Rabbî! Ben sana cennet için değil, cehennem korkusu için de ibâdet etmiyorum. Belki seni tapınmağa lâyık olarak tanıdığım için ibâdetimi yapıyorum.
? Yâ Rabbî! Ben sana cennet için değil, cehennem korkusu için de ibâdet etmiyorum. Belki seni tapınmağa lâyık olarak tanıdığım için ibâdetimi yapıyorum.
? Allahu Teala hiçbir peygamber göndermemiş ki ben onun borcunu ve vad ettiğini yerine getirmiş olmayayım.
? Allah’a ant olsun ki, Hayber kapısını cismani kuvvetle değil, Rabbani kuvvetle söktüm.
? Sorun bana beni kaybetmeden! Ölümlerin, belaların ve neseplerin ilmini bilen kimseye sormak istemez misiniz.
? Ey insanlar, sorun bana beni kaybetmeden; hiç şüphesiz ben göğün yolları hakkında, yerin yollarından daha çok bilgi sahibiyim.
? Sorun bana, beni kaybetmeden. Hiç şüphesiz ben Arş’ın altında sorulduğum her şeyden haber verebilirim”
? Sorun bana, beni kaybetmeden. Taneyi yaran ve insanı yaratan (Allah’a) andolsun ki ben Tevrat’ı, Tevrat ehlinden, İncil’i, İncil ehlinden ve Kur’ân’ı, Kur’ân ehlinden daha iyi bilirim”
O Ulu zat bir başka sözünde şöyle buyurmaktadır. “Resulullah, dilini benim ağzıma koydu; bununla kalbimde bin ilim kapısı açıldı ki her birisinden de bin kapı açılmaktadır”
Elbette o yüce Nur, “Resulullah, dilini benim ağzıma koydu..” derken bildiğimiz dili değil, Ondan aldığı ilham ve hikmeti kast etmektedir. Ariflik, söyleneni, yüklendiği anlam itibarı ile anlamaktan geçer.

Gene Hz. Ali, Hutbetül Beyan’da şöyle buyurmuşlardır.

“Ben sırların sırrıyım...ben harflerin sırrıyım...”

Bu konuda aşağıda belirttiğimiz alıntı dikkatle okunmalıdır.

“Harflerin sırrından maksat Kuranı Kerimde bazı süre başlarında bulunan mukatta (kesik) harfleridir. Bu Harfler Allah ile Peygamberi arasında bir şifredir. Hz. Ali bu sırların ne olduğunu bildirmişlerdir. Bunlar: “Elif, Lâm, Mim, Râ, Kêf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd, Tâ, Sin, Hî, Kâf, Nûn” Bu harflerin sayısı 14’tür. Hiç bir harf eksilmeden bu harfler bir araya geldiği zaman, şöyle bir cümle oluşturmaktadır: “ALİ SIRAT HAK, NEMSİKÜHÜ” VE “SIRAT ALİ HAK, NEMSİKÜHÜ”

Türkçe Anlamı şöyledir: “ALİ HAK YOLUDUR, ONU TUTUYORUZ” ve “ALİ’NİN YOLU HAKTIR, ONU TUTUYORUZ(14)

Gene şu alıntı dikkatle okunursa gerek Kuran ve gerekse Hz. Ali’nin hikmeti konusunda bir fikir verebilir. “Bil ki tüm Semavi kitapların esrarı Kur’an’da toplanmıştır, Kur’an’ın tüm esrarı Fatiha’dadır, Fatiha’nın tüm esrarı Besmelededir, Besmelenin tüm esrarı ‘B’ harfindedir, ‘B’ harfinin tüm esrarı da onun altındaki noktadadır.” Emir’ül Müminin Hz. Ali şöyle buyurdu: “‘B’ harfinin altındaki nokta benim.”(15)

Abdurrahman bin Kesir’den aktarıldığına göre, İmam Cafer-i Sadık ‘a: “Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir.” (Nebe: 1, 2 ve 3), ve “Velayet hak olan Allah içindir.” (Kehf: 44) hakkında sorulmuş. Buyurmuşlar ki: Emir’ül Müminin Hz. Ali’nin velayetidir..”

Bütün bunlar yan yana getirildiğinde Hz. Ali hakkında Uluların, Evliyaların, Alimlerin neden döne dolaşa “Hikmetinin manasına varamadık Ya Ali” diye yakarıp niyaz ettikleri bizlere bir fikir verebilir.

Hz. Muhammed gene bir Hadisi Şeriflerinde onun için şöyle buyururlar.

“Ali’nin on sekiz özelliği var ki, bunların hiç biri bu ümmetten hiç kimsede yoktur”

Bu Hadisin içeriğine ulaşmaya çalıştığımızda aşağıda saydığımız özelliklerin başka birisinde olmadığını görürüz.(16)
1. Hz. Ali Kâbe’de doğan ilk ve tek insandır. Hz. Ali’nin annesi Fatima binti Esed’in doğum sancıları geldiğinde Kabe civarlarındadır. Fatima binti Esed, Allah’a el açarak “Allah’ım benim doğumumu kolaylaştır” diye dua eder. Allah’ın emri ile Kabe’nin duvarı yarılır ve Fatima binti Esed, Kâbe’ye girerek Hz. Ali’yi, Kabe’de dünyaya getirir. Hz. Ali doğduktan sonra annesi kucağına alarak onu Hz. Muhammed’e vermiştir. Annesinden sonra onu kucağına alan ilk kişi Hz. Muhammed’dir.
2. Hz. Muhammed’in Musahibidir. “.(Resûlüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da düşünün! Arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir” (Sebe: 46), Yeminlerinizin “akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin...” (Nisa: 33), İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır. “Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba ( musahip) olanlar, Allah’ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir. (Enfal: 74, 75), İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur. (Tevbe: 100),. Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir. (Tevbe: 117), Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Hasr: 9), Peygamber efendimiz, Muhacirlerle Ensarı birbirleriyle kardeş yapmıştı. Hz. Ali “Ya Resulallah, Eshâb-ı kirâmı birbirleriyle kardeş yaptın. Beni kimseyle kardeş yapmadın” dedi. Resulullah buyurdular: “Ya Ali, sen benim dünya ve ahirette kardeşimsin.”(17)
3. İlim Şehrinin kapısıdır. (Ben ilim şehriyim ve Ali onun kapısıdır. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘Evlere kapılarından girin. O halde, kim ilim istiyorsa, ona kapısından girsin. (Hz. Muhammed)
4. Zülfikâr’ın sahibidir. (Ali’den üstün yiğit (feta),, Zülfikârdan üstün kılıç yoktur. Hz. Muhammed) Peygamber bunu Uhud savaşında ordunun sancağını verdiği Hz. Ali için söylemiştir.
5. Allah’ın Arslanıdır. (Ali dinin direğidir. Hz. Muhammed ), (Eğer Ali’nin Zülfikâr’ının darbesi olmasaydı, İslâm ayakta kalamazdı. Hz. Muhammed)
6. Fatıma’tüz Zehra’nın eşidir. (Ya Ali, Resulüllah’tan işittim. Kızı Fatıma’yı sana verdiği gün, “Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim” buyurdu. İlk Halife Ebu Bekir)
7. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in dedesidir. (De ki: Sizden, yakın akrabalarımı sevip saymanızdan başka hiçbir karşılık ve mükafaat beklemiyorum” (Şûrâ: 23), Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden her nevi pislik, kötülük ve olumsuzluktan arındırıp, tertemiz kılmak ister (Ahzâb: 33), Resulüllah buyurdu ki: “... köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin’dir.” İlk Halife Ebu Bekir)
8. Hz. Peygamberin sırrıdır. (Benim sırrımın sahibi Ebu Talip oğlu Ali’dir. Hz. Muhammed),(Ben hikmet eviyim; Ali ise kapısıdır. Hz. Muhammed), (Yâ Ali, kâlellâhu li, be’astü Aliyyen me’al enbiyâi batinen ve me’ak zâhiren”. Türkçe Meali: “Ey Ali, Allah bana buyurdu ki: Ben Ali’yi peygamberlerle gizli olarak, seninle de açık olarak beraber gönderdim Hz. Muhammed).
9. İslam dinini ilk kabul edendir. (“Benimle ilk selat kılan Ali’dir. Hz. Muhammed), “Allah Elçisi Muhammed, bir Pazartesi günü Peygamber olduğunu açıkladı. Aynı günün ertesi Salı günü ben İslam Dini’ne girdim, onun Peygamberliğine inandım. Hz. Ali)
10. Hayber Kalesi fatihidir. (Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, Allahü Teala onu sever. Ben de, onu çok severim. Hz. Muhammed) Peygamber bu sözü Hayber Kalesinin fethi öncesi söylemiş ve ertesi günü sancağı Hz. Ali’ye devretmiştir. Ve Hz. Ali Hayber kalesini feth etmiştir.
11. Kuran ile beraberdir. (Ali her hususta KuraniIle Beraberdir. O Kuran dışı bir söz söylemez. Ve bir iş işlemez. Kuran da Ali’den asla ayrılmaz. Hz. Muhammed), Ya Ali. Kur’an da sözü edilen kişiler, mümin kişiler sen ve seni sevenlerdir. Hz. Muhammed)
12. Dünya’da Cennetle müjdelenen ilk kişidir. (Kıyamet günü Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki ‘Ya Muhammed Senin baban İbrahim Halil, ne güzel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebi Talib ne güzel kardeştir. -Hz. Muhammed)
13. Hz. Muhammed’in yatağına yatandır. (İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah’ın rızasını almak için kendini ve malını feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir.(Bakara: 207), (İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (hicret eden eshâbı) barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. (Enfal: 72). Hz. Muhammed Medine’ye hicret edeceği gece, Hz..Ali’ye “Bu gece Rabbimin emriyle Mekke’den göç edeceğim ve Sevr mağarasında gizleneceğim; sende benim yatağıma yatacaksın, ne dersin?” buyurmuşlardır. Hz. Ali, onun evinde gezinerek ve yatağına girerek Peygamber’in yokluğunu hissettirmemiş ve Mekke’lileri oyalamıştır. Ve zaman kazanan Hz. Muhammed, Mekke, Ustan, Emec, Kudayd, Harre, Ebva, Erc, Kuba güzergahını kullanarak Nisan 622 tarihinde Medine’ye Hicret eylemiş, daha sonraları da Hz. Ali, Medine’ye göç etmişlerdir.
14. Peygamberin’in Sancaktarıdır. Hz. Muhammed, Hz. Aliyi yatağına bırakarak Mekke’den Medine’ye Hicret ettikten sonra, Hz. Peygamberin buyruğu ile, İslam dinini temsilen Mekke’de kalan müslümanların sancaktarı ve orada kalanların lideri oldu. Hz. Muhammed ve diğer bazı inananlar hicret ettikleri için zayıf kalan ve tedirgin olan müslümanlara bir nevi umut oldu. Onlara cesaret ve moral verdi. Bir arada tutu. Onlara ışık oldu, güç oldu. Ve geride kalanların tümünü selâmet içinde örgütleyerek sağ- salim Medine’ye ulaştırdı. (Ya Ali, sen benim dünyada ve ahirette sancaktarımsın. (Hz. Muhammed)
15. Hz. Muhammed’in omuzuna çıkan tek kişidir. 1 Ocak 630 günü Mekke, Medine’li müslümanlar tarafından feth edili. 11 Ocak 630 tarihinde Kabe’nin etrafında bulunan 360 civarında ki putlar oradan kaldırılır. Buvane, Uzza, Lât gibi en önemli Putlar ise Hz. Muhammed’in isteği ile kırılır. Yüksekteki putların kırılması için Hz.Muhammed, “Yâ Ali! Omuzlarıma bas çık, şunları indir, kır” diye buyururlar. Hz. Ali, “Senin mübarek omzuna çıkamam, sen benim omuzuma çık.” derer. Hz. Muhammed ısrar ettiler ve Hz. Ali, Hz.Peygamberin omuzlarına çıkarak, putları kırarlar.
16. Miraç’ta Hz. Muhammed ile konuşandır ve 40’lar meclisinde girendir. (Ey Ademoğulları! Her ibadet evine gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve (getirilen lokmaları) yiyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez.(Araf: 31). Resulullah Miraca çıktığında Allahu Teala onunla birlikte bütün peygamberleri bir araya topladı ve şöyle buyurdu: “Ey Muhammed, ‘Senden önceki peygamberlere sor,’ ne üzere gönderildiniz?”. Hz. Peygamber sorunca dediler ki: Biz, Lâ ilâhe illallâh şehadeti, senin peygamberliğinin ikrarı ve Ali bin Ebi Talib’in velayeti üzerine gönderildik.
17. Peygamberin Vasisi ve Velisi’dir. (Ben kimin Mevlası isem Ali’de onun Mevlasıdır. Gadirhum’da Hz. Muhammed), Benden sonra imam olarak halka doğru yolu göstermek üzere seni seçtim. Senden razı oldum.”Allah’ım O’nu seveni sev, O’ na düşman olana düşman ol. (Hz. Muhammed),
18. Bütüm ilimlerin sahibi, bilenidir. (İlmin onda dokuzu Ali’ye verildi. Yemin ederim ki, onda birine de ortak oldu. (Hz. Muhammed),
19. Emir’ül Mümin’indir. (“Eğer halk Hz. Ali’ye Emir’ül Mümin’in ismini ne zaman bilselerdi faziletini inkar etmezlerdi. Adem Can ile Ten arasında iken Cenab-ı Hakk buyurdu:Ben sizin Rabbiniz’im. Muhammed Nebiniz, Ali de Emirinizdir.” (16) (Hz. Muhammed) Ben kimin efendisi isem, Ali de onun efendisidir. Allah’ım, Ali’ye dost olana dost ol, ona düşman olana da düşman ol. (Hz. Muhammed),(18)
20. En iyi hüküm verendir. (En iyi hüküm vereniniz Ali’dir. Hz. Muhammed)
21. Hz. Muhammed ile açıkça gelendir. Hiçbir peygamber yoktur ki, onunla Ali gizli olarak gönderilmiş olmasın, benimle ise açık olarak gönderilmiştir. Arapça Meali: “Me min nebi illâ ve büisa meahü Ali bâtinen ve mai zâhiren”
22. Ümmetin en bilgilisi ve en iyi hüküm verenidir. (Ali bin Ebî Tâlib, benden sonra ümmetimin en bilgilisi ve ihtilaf ettikleri konularda en iyi hüküm verenidir. Hz. Muhammed)
23. Adının anılması ibadet olandır. (Ali’yi anmak ibadettir. Hz. Muhammed)
24. Kendi Tabutunu çekendir.. (Ben öldüğüm vakit, yıkayın ve kefene sarın. Tabuta koyup, namâzımı kılınız. Âlem-i gaybdan bir deve gelip önünüzde çöker. Beni o devenin üzerine koyun. Benim ardımca Kûfe kapısına kadar gelin. Ondan sonra beni koyun. Siz geri dönün (Hz. Ali). İmam Ali şehit olarak Hakka yürümeden önce Ali oğullarına yaptığı vasiyeti üzerine cenazesi ile başkasının ilgileneceğini ve cenazesinin evden almak üzere gelen kişiye verilmesini ister. Hz. Ali’nin cenazesini devenin üzerine yükleyip, oradan uzaklaşan yüzü örtülü yabancıyı Hz. Ali’nin oğulları gizlice takip ederler. Bir ara yüzündeki örtünün açılmasıyla, cenazeyi alıp götürenin de Hz. Ali olduğunu görürler. Bu keramet birçok Alevi-Bektaşi deyişine de kaynaklık etmektedir. Şah Hatai, bir deyişinde “Ali’dir cesetin kendisi yuyan, Yuyup kefeniyle tabuta koyan, Ali’dir devesin kendisi yeden, Hak ile Hak olan Arslan Ali’dir“ derler. Daha sonra İmam Cafer-i Sadık. kabrin Necef’te olduğunu beyan etmiş ve bugün Necef’te olduğu kabul edilen Hz. Ali’nin türbesi yaklaşık 100 sene sonra ortaya çıkarılmıştır.(19)
25. Darda kalan Peygamberin kavuşanıdır. Hz Ali gözlerinin rahatsız olduğu için Uhud Savaşına katılamamıştır. Özellikle okçulardan oluşan Müslüman askerlerin bir kısmı, Peygamberin emrine itaat etmeyip savaşı kazandıkları varsayımı ıle ganimet peşine düşünce Mekke’liler toparlanır ve karşı saldırıya geçerler. Zor dumda kalan müslümanlar büyük kayıp verirler. Hz. Muhammed’in amcası Hz. Hamza şehid edilir. Savaşta Hz. Muhammed’in dişleri kırılır ve bir çukura yuvarlanır. Hz. Peygamber o sırada “Yetiş Ya Ali” diye Hz. Ali’yi çağırır. Ve o ulu zat anında oraya yetişir. Hz. Muhammed’in kanayan dişinden kanlar akmaktadır. Hz. Ali o kanı alıp başına sürer. İlk Kızılbaş kavramı orada ortaya çıkar ve Hayber savaşında başlara kırmızı sancakların bağlanması ile İslamiyete yerleşir. Hz. Muhammed belindeki Zülfikâr(12) adlı kılıcı orada Hz. Ali’ye hediye eder ve ordu sancağını kendisine verir. Hz. Ali Uhud savaşında bir aslan gibi kükrer ve ortalığı dağıtır. O Ulu zat bu savaşta tam 16 yerinden yaralanır. Hz. Muhammed onun için şöyle buyurur. “Ali Allahın Aslanıdır”.
26. Güneş ile konuşandır. Resulullah, İmam Ali bin Ebi Talib’e şöyle buyurur: “Ey Hasan’ın babası! Güneş ile konuş, kendisi sana cevap verecektir.”İmam Ali şöyle buyurdu: “Sana selam olsun, ey salih ve Allah’a itaatkar olan kul” Bunun üzerine güneşten şöyle bir nida geldi: “Sana da selam olsun ey Müminlerin Emiri, takva ehlinin imamı, ak yüzlülerin komutanı. Ey Ali, sen ve yandaşların cennettesiniz. Ey Ali, toprak ilk olarak Muhammed’in üzerinden yarılacak, sonra da senin üzerinden, ilk gelecek olan Muhammed’tir, sonra da sen, ilk olarak giydirilecek olan Muhammed’tir, sonra sen.” Bunun üzerine İmam Ali secdeye kapanır ve ağlamaya başlar. Bunu gören Resulullah, İmam Ali’nin yanına gelip şöyle buyurdu: “Ey kardeşim ve habibim, başını kaldır, Allah seninle yedi gök ehline övünür.”(20)
27. Hz. Muhammed’in cenaze namazını kılan İmamdır. Hz. Muhammed bir hadislerinde “Ben dünyayı değiştirdiğimde burada bulunup da benim cenazeme katılmayanlara benim şefaatim yoktur.”(21), Buyururlar. Hz. Peygamber Hakka yürüyünce toplam 17 kişiden oluşan, başta Hz. Ali, Selmani Farisi, Peygamberin amcası Abbas ve diğer Ehli Beyt mensupları, Peygamberin defin işleri ile uğraşırken, Hz. Muhammed’in Gadirhum’da yaptığı vasiyet doğrultusunda bazı kişiler Hz. Ali’ye gelip biat etmek isterler. Hz. Ali onlara “Ben Resulullah’ın cenazesi ile meşgulüm” diyerek ilgi göstermez. Hattap oğlu Ömer baskı ile halkı Ebu Bekir’e biat etmeye zorlar ve 3 gün süreyle Halifelik seçimi ile ilgilenirler. Peygamberin “Ben dünyayı değiştirdiğimde burada bulunup da benim cenazeme katılmayanlara benim şefaatim yoktur” sözünü düşünerek 3 gün sonra Peygamber’i kabirden çıkarıp tekrar tören yapma girişiminde bulunmak isterler. Hz. Ali bu işe çok sinirlenir. Kabrin başına geçerek şiddetle karşı çıkar ve bu işlem gerçekleşmez. İslam dini içinde Ehli Beyte ilk haksızlık bu olayla başlar ve giderek yeni çelişkiler eklenerek, Ehli Beyte ve onu sevenlere yeni haksızlıklar ve zulüm yapılarak bu günlere kadar devam eder.(22)
Hakikat Kapısında Varlığın Nuru olan Hz. Ali hakkında, Hz. Muhammed’in bahsettiği “Ali’nin 18 özelliği vardır, bunlar başkalarında bulunmaz” özellikleri tam olarak nelerdir bilemiyoruz. O sırra vakıf olabilmek için onu gören gözlerin yardımına ihtiyaç var.

Bu konuda Evliyaların, Uluların, Erenlerin Hz. Ali hakkında söyledikleri “Sırrına vakıf olamadık ya Ali” sözleri hatırlatılırsa ne demek istediğimiz biraz daha iyi anlaşılır.





» Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
ali, hakikat, kapisinda, nuru, varligin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:25.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv