Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet Sahebe ve İslam Alimleri

Feth-i Musli

 Sahebe ve İslam Alimleri forumunda yer alan Feth-i Musli konusu, Feth-i Musli Feth-i Musli Musul âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. Künyesi Ebû Muhammed, ismi Feth bin Saîd el-Mûsulî'dir. 835 (H. 220) senesinde vefât etti. Bişr-i Hafî'nin arkadaşıdır. Bişr-i Hâfî gibi yüksek ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27-Mayıs-2015, 17:18   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Feth-i Musli

Feth-i Musli

Musul âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. Künyesi Ebû Muhammed, ismi Feth bin Saîd el-Mûsulî'dir. 835 (H. 220) senesinde vefât etti. Bişr-i Hafî'nin arkadaşıdır. Bişr-i Hâfî gibi yüksek dereceler sâhibiydi. Haram ve şüphelilerden kaçması kuvvetli, nefisle mücâdelesi çoktu. Devamlı hüzün ve Allah korkusu içinde bulunurdu. Halktan kopup bir köşeye çekilmişti. Halktan devamlı kaçardı. Hattâ kendini tanımasınlar diye, tüccarmış gibi yanında bir deste anahtar taşırdı. Her gittiği yerde bunları seccâdenin önüne koyardı. Bir âlim ona: "Bu anahtarlarla heybet gösterme kapısına kilit vurmuş oluyorsun" dedi. Evliyâdan birine: "Feth-i Mûsulî'nin hiç ilmi var mı?" diye sorduklarında, "Dünyâdan tamamiyle el-etek çekmiş olması, ona ilim olarak yeterlidir." dedi.

Bir gün Feth-i Mûsulî'yi gözlerinden sicim gibi yaş akarken gördüler: "Ey Feth! Neden böyle ağlıyorsun?" dediklerinde; "Günahlarımı hatırladıkça, gözlerimden yaş akmakta, ağlamam ihlâssız ve riyâ ile olmasın diye de böyle ağlamaktayım!" cevâbını verdi.

Dedi ki:"Büyük velîlerden otuzu ile sohbet ettim. Hepsi de bu yolun büyüklerindendi. Hepsi halkla sohbetten kaçın dediler ve hepsi az yemeği emir buyurdular."

Feth-i Mûsulî bir gün Bişr-i Hafî'nin evine misâfir gitti. Bişr-i Hafî, talebelerinden birine bir mikdâr para vererek; "İyi ve tatlı bir şeyler alıp gel!" buyurdu. Bişr-i Hafî'nin o zamana kadar böyle şeyler aldırdığı görülmemişti. Berâberce talebenin getirdiklerini yediler. Feth-i Musulî giderken artan yemekleri aldı. Talebeleri bu duruma şaştılar. Bişr-i Hafî talebelerine; "Feth-i Mûsulî bize, tevekkülü sağlam olana, gıdâ saklamanın zarar vermeyeceğini gösterdi." buyurdu.

Bir gün Feth-i Mûsulî'ye, sıdk nedir? diye sorulunca, içinde demir bulunan bir ocağa elini sokup, kızgın bir demir parçasını çıkarıp elinde tuttu ve; "İşte sıdk budur." dedi.

Şöyle anlatır: "Bir gün Emir-ül-müminîn hazret-iAli'yi rüyâmda görüp, bana nasîhat et, dedim. Tevâzudan daha iyi bir şey görmedim. Yalnız Allahü teâlâdan sevap umarak, zenginin yoksula gösterdiği tevâzudan daha güzel ne olabilir, dedi. Biraz daha nasîhat edin, dedim. Buyurdu ki: Ondan daha güzel olanı, Allahü teâlâya gâyet fazla güven duyan fakirin, zengine karşı kibirli ve gururlu davranmasıdır."

Ebû Abdullah bin Cellâ anlatır: "Sırrî-yi Sekatî'nin evindeydim. Gece yarısından sonra giyinip, ridâsını (cübbesini) üzerine aldıktan sonra dışarı çıktı. "Nereye gidiyorsun?" deyince; "Feth-i Mûsulî'yi ziyârete." dedi. Evden dışarı çıkar çıkmaz zaptiye çavuşu kendisini yakalayıp hapse attı. Gündüz, gece yakalanan bütün tutukluların kırbaçlanması emredildi. Sırrî-yi Sekatî'yi kırbaçlamak için elini kaldıran celladın eli havada kaldı. "Niçin vurmuyorsun?" diye sorduklarında; "Bir şahıs karşımda durup: Sakın vurma!diyor. Bu yüzden elime hâkim değilim." dedi. Baktıkları zaman bu şahsın Feth-i Mûsulî olduğunu gördüler. Sırrî-yi Sekatî'yi onun yanına götürüp salıverdiler."

Hacca giderken yolda henüz mükellef olmamış bir çocuk gördü. Devamlı bir şey okuduğunu görüp; "Ne okuyorsun?" dedi. "Kur'ân-ı kerîm okuyorum." dedi. "Nereye gidiyorsun?" deyince, Hicaz'a gittiğini söyledi. Daha küçük olduğu halde neden gittiğini sordu. Çocuk; "Allahü teâlânın rızâsına kavuşamadan bu dünyâdan ayrılırsam hâlim nice olur?" diye cevap verdi. "Adımların küçük, yaya nasıl Hicaz'a ulaşacaksın?" dedi. "Gerçi adımlarım küçük, fakat gönderen büyüktür." dedi. "Ne azığın, ne rehberin, ne de arkadaşın var." deyince; "Bir kimseyi bir zât, hânesine dâvet etse, o kimsenin yiyeceğini götürmesi ayıp olmaz mı? Rabbim beni dâvet buyurmuştur. Benim yardımcım O'dur." dedi.

Görüşme bitince çocuktan ayrıldı. Kâbe'ye varınca, onu tavâf sırasında gördü. Çocuk ona bakıp; "Nasıl, şimdi şüpheden kurtulup yakîne ulaştın mı?" dedi.

Bir gün Feth-i Mûsulî'ye elli altın getirilince, buyurdu ki:

"Her kim dilenmeksizin kendisine verilen bir şeyi reddederse; onu Allahü teâlâya karşı reddetmiş olur." dedi. Bu yüzden bir akçe alıp gerisini iâde etti.

Vefâtından sonra Feth-iMûsulî'yi rüyâda görenler; "Allahü teâlâ sana ne yaptı?" dediler. Dedi ki: Allahü teâlâ bana; "Niçin o kadar ağladın?" buyurdu. "Günahlarım ve kusurlarım sebebiyle yüzüm olmadığından ağlıyorum." dedim. "Ey Feth! Bu çok ağlaman sebebiyle, günâhını yazan meleğe sana günah yazmamasını emretmiştim." buyurdu.

"Yemek yemekten ve ilaçtan kesilen hasta misâli ilim ve hikmetten mahrûm kalan kalp de ölüme mahkûmdur."

"Kendi arzularından ziyâde Allahü teâlâyı isteyenin kalbinde Allah sevgisi doğar."

"Allahü teâlâyı arzu eden, ondan gayri her şeyden yüzünü çevirir."

"Kalbine dikkat ve teveccüh edenin kalbinde, Allahü teâlânın sevgisi meydana gelir."

"Konuşunca Allahü teâlâdan konuşanlar, amel edince Allah için amel edenler, bir şey isteyince de Allahü teâlâdan isteyenler gerçek mârifet sâhipleridir.





» Feth-i Musli - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
fethi, musli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:32.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv