Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet Sahebe ve İslam Alimleri

Alâüddevle Semnânî

 Sahebe ve İslam Alimleri forumunda yer alan Alâüddevle Semnânî konusu, Alâüddevle Semnânî Alâüddevle Semnânî Horasan'da yetişen velîlerin meşhurlarından. Tefsîr, kırâat, hadîs, fıkıh ve tasavvuf âlimi. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Muhammed es-Semnânî olup, künyesi Ebü'l-Mekârim'dir. Lakabı Rükneddîn, Alâüddîn ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-Haziran-2015, 10:24   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Standart Alâüddevle Semnânî

Alâüddevle Semnânî

Horasan'da yetişen velîlerin meşhurlarından. Tefsîr, kırâat, hadîs, fıkıh ve tasavvuf âlimi.

İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Muhammed es-Semnânî olup, künyesi Ebü'l-Mekârim'dir. Lakabı Rükneddîn, Alâüddîn ve Alâüddevle olup, daha çok Alâüddevle Semnânî diye tanınmıştır. Bağdat emirliği yapan babası, Uluğ Bitikçi ünvanıyla Gazan Hana vezir olmuştur. 1261 (H.659) senesi Zilhicce ayında Horasan'da Semnân şehrinde doğdu. 1336 (H.736) senesi Receb ayının 22. Cumâ gecesi vefât etti. Sûfiâbâd şehrinde medfundur.

Alâüddevle Semnânî gençliğinde, amcası Melik Şerefüddîn Semnânî ile berâber Argun Hânın hizmetinde iken, bir anda değişerek, makam ve memûriyetini terk etti. Semnân'da bulunan Ahî Şerefüddîn Semnânî'nin hânegâhına giderek, tasavvuf yoluna girdi. Sonra hacca gitti. Dönüşte Bağdat'a uğradı. Orada Abdürrahmân el-İsferâînî ve Nûreddîn Keserkî'nin sohbetlerinde bulundu. Büyük bir gayret ve arzu ile ilim öğrenmeyi iki senede tamamlayıp, tasavvufta kemâl derecesine ulaşıp icâzet, diploma aldı. Kendisine insanlara hakîkati bildirmesi ve onlara doğru yolu göstermesi için vazîfe verildi. Ayrıca Reşîd bin Ebi'l-Kâsım ve başka âlimlerin sohbetlerinde de bulunarak, ilimde çok yükseldi. Sadrüddîn bin Hameveyh, Sirâcüddîn el-Kazvînî, İmâmüddîn Ali bin Mübârek el-Bekrî ve başka zâtlar ondan ilim öğrenip rivâyetlerde bulundular.

Alâüddevle Semnânî hazretleri, tasavvuf yolunda kemâle geldikten sonra;

"Şimdiki aklım olsaydı, vaktiyle devlet işlerini ve memuriyeti terketmez, o makamda riyâsızca ibâdet eder, mazlumları himâye eder, insanların hizmetinde bulunurdum." demiştir.

Zehebî diyor ki:

"Alâüddevle Semnânî, çok yüksek bir âlim idi. Birçok ilimleri kendisinde toplamıştı. Çok Kur'ân-ı kerîm okurdu. Vakûr ve heybetli idi. İnsanlara söylediği sözler çok tesirli olurdu. Görünüşü huy ve davranışları ile tabîatından asâlet sâhibi bir zât olduğu belliydi. Nefsine başkalarını tercih eden isâr sâhibi idi. Kazandığının hepsini fakirlere sadaka veren iyilikleri çok bir zât idi." Tefsîr, tasavvuf ve diğer ilimlere dâir eserleri ve kıymetli şiirleri vardır. İslâm âlimlerinin büyüklerinden ve evliyânın meşhûrlarından olan Hâce Ali Râmitenî hazretleri ile mektuplaşırlardı."

Alâüddevle Semnânî hazretlerine; "Evliyânın rûhâniyetinden istifâde edebilmek için, mezarına gidip ziyâret etmeye lüzum var mıdır? Nerede olursa olsun, bir velînin rûhuna teveccüh olunursa, rûhu orada hâzır olmaz mı?" diye sordular. Cevâbında;

"Kabir başına gitmenin çok faydası vardır. Evliyâyı ziyârete giden kimse, yolda hep onu düşünür, ona teveccühü her adımda artar, mezarı başına gelip toprağını görünce, hep onunla meşgûl olur. Teveccühü arttıkça, ondan istifâdesi artar. Evet, rûhlar için bir mâni, perde yoktur. Onlar, hatırlandığı her yerde hâzır olurlar. Fakat dünyâda iken, yıllarca, beraber bulunduğu beden o topraktadır. Onun için rûhun bu toprağa uğraması, nazarı ve bağlılığı, başka yerlere olandan daha çoktur. Birgün Cüneyd-i Bağdâdî'nin vaktiyle çile çekmiş olduğu odaya girdim. Burada çok zevklendim. Sonra Cüneyd'in mezarına gittim. Orada önceki zevki bulamadım. Sebebini mürşidime sordum. "O zevkler, Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin sebebi ile mi hâsıl oldu?" dedi.

"Evet!" dedim.

"Ömründe birkaç gün kaldığı yerde zevk hâsıl olduğuna göre, senelerce, birlikte bulunduğu bedeni yanına gidince, elbette daha çok zevk hâsıl olmak lazım gelir. Belki mezarı başında iken başka şeyleri görerek ona teveccühün azalmış olabilir." dedi.

Alâüddevle Ahmed bin Muhammed Semnânî buyurdu ki:

"Eğer bir kimse, boş oturur, hiçbir iş yapmaz, bu yaptığına da, "Zühd, dünyâyı terk etmek" adını koyarsa, onun yaptığı şeytana tâbi olmaktan başka bir şey değildir. Hiçbir faydalı iş yapmayarak, ömrünü boşa harcayandan daha hayırsız bir kimse yoktur."

"İnsan vücûdunda amellerin tohumu, yenilen lokmadır. Bir kimse lokmayı gaflet içinde yerse, lokma helâlden de olsa, insanların ondan fayda görmesi mümkün değildir."

"Bir kimse velîlik mertebesine ulaşsa, onun üzerine Hak teâlânın bir perde örtmemesi, onu halkın gözünden gizlememesi mümkün değildir. "Evliyâm kubbelerim altında (saklı) dır. Onları benden gayrısı tanıyamaz." hadîs-i kudsînin mânâsı da budur. Burada bildirilen "Kubbeler" beşeriyet sıfatlarıdır. Pamuktan ve başka maddelerden dokunmuş perde değildir. İnsanlık sıfatları öyle bir şeydir ki, o velîde, Hak teâlâ hazretleri açık bir kusûr kılar veya bir hünerini ayıp sûretinde gösterir. "Onu Allah'tan başka kimse tanıyamaz." demek, "İçi, ilâhî irâde nûru ile dolu olmayan kimseler, o velîyi anlayamaz." demektir. Ancak o nûr ile nûrlanan kimseler anlayabilir."

"Tövbe; geçmişte yapılan günâh ve hatâya pişmân olmak ve onu, ondan sonra terketmektir."

"Tasavvuf; Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymak, fazla konuşmayı, fazla yemeyi ve fazla uykuyu terketmektir."

"Tasavvuf bir ağaç ise, tövbe onun kökü, yalnızlık, bu ağacın kabuğu; tevhid, meyvesi; sabır, safâ, sıdk, doğruluk ve salâh yaprakları; vakar, sevgi, vefâ çiçekleridir. Allahü teâlânın izni ile, bu ağaç her zaman meyve verir."

"En büyük muhârebe, konuşur ve yerken, nefs ve şeytanla olan harbdir. Eğer onlara gâlip gelirsen, kurtulursun."

"Şükür, Allahü teâlânın lütuf ve ihsânını, rahmetini görmektir. Bütün nîmetlerin, O'ndan geldiğini anlamaktır."

Alâüddevle hazretlerinin çeşitli ilimlerle ilgili eser yazdığı rivâyet edilmektedir. Bunlardan bâzılarının isimleri şunlardır: "Âdâb-ül-Halvet, Beyânü Zikr-il-Hafî, Tefsîr-ul-Kur'ân (13 cild), Sırr-ul-Bâl fî Etvâr-i Sülûk-i Ehl-il-Hâl, Şekâik-üd-Dekâik, El-Urvetü li Ehl-il-Halvetî, El-Urvet-ül-Vüskâ, Füsûs-ül-Usûl, El-Felâh (Muhtasar-ı Şerh-ıs-sünne), Fevâid-ül-Akâid, Medâric-ül-Me'âric, El-Makâlât fit-Tasavvuf, El-Mükâşefât, Mevârid-üş-Şevârid, El-Mühcet-üt-Tevhîd, Tuhfet-üs-Sâlikîn ve başkaları.





» Alâüddevle Semnânî - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
alauddevle, semnânî


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:04.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv