Forumana.com, Forum, Forum Sitesi, Forumlar

Forum KayıtForum Kayıt ForumForum OyunlarOyunlar MesajlarMesajlar GruplarGruplar Üye GruplarıYönetim RadyoFM DinleRadyoFM TwitterTwitter FacebookFacebook İletişimİletişim
 


Forum Forumlar Forum Sitesi Forum Grup Forum Albüm Forumları Okudum
Go Back   Forumana.Com - Forum, Forumlar, Forum Sitesi Din Bölümü İslamiyet Sahebe ve İslam Alimleri

EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ

 Sahebe ve İslam Alimleri forumunda yer alan EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ konusu, EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ İstanbul 'un manevi sahibi şerifi Halkımız, onu kısaca Eyüb Sultan diye bilir ve anar İstanbul’un en güzel ilçelerinden ...



Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27-Şubat-2012, 14:40   #1 (permalink)
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
Doğru EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ

EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ

İstanbul'un manevi sahibi şerifi


Halkımız, onu kısaca Eyüb Sultan diye bilir ve anar İstanbul’un en güzel ilçelerinden biri onun adını taşır Özellikle de mübarek gün ve gecelerde türbesi ve camii müminlerle dolar taşar
Rahmetli Hacı Cemal Öğüt Hocaefendi, bir vaazında der ki:
"Tanıdığım bir Müslüman var Eyyüb Sultan'a hiç sırtını dönmez Uzak yakın ne tarafından geçse, mutlaka ona yüzünü döner, Fatihasını böyle okur; saygısını tam yapmaya çalışır Siz de o zat gibi yapın Bu büyük ve çok değerli sahabenin kıymetini bilin"
Onu dinleyenlerden biri, bu fevkalâde saygılı kişiyi merak etmiş ve onun kim olduğunu sormuş Hocaefendi ise, "Kim olduğu mühim değilSiz yaptığını yapın, sahabeye gösterdiği saygıyı gösterin yeter" demiş ama, adamcağızın merakını giderememiş
"Hocam" demiş, "lütfen tanıtın bu nezaket ve vefa timsali adamı bize"
Hocaefendi, ne dediyse durduramamış adamı Sonunda; "Evlâdım, tanıyıp da ne yapacaksın ki?" diye sormuş Adamcağız da, "Peygamberimizin Sahabesine bu hürmeti yapan adamın, tutup ellerinden öpeceğim" demiş
Bu cevap üzerine Cemal Öğüt Hoca,"Peki, öp öyleyse" diyerek uzatıvermiş elini
Bu hatırayı anlattığımda, toplantımızda bulunanlar, "Hocam, bir de sizden dinleyelim o büyük Sahabe yi" dediler
Ben de, o güzel gönüllü insanları kırmadım tabii ki
Onlara anlattığımı sizlerle de paylaşmak isterim:

SAHABENİN
BÜYÜKLERİNDENDİR
Yani Efendimizden ders alma şerefine ermiş bahtiyarlardandır İslâm'a ilk giren Medinelilerdendir Peygamberimiz daha Mekke'de iken, Medine'den gelerek O’na bağlılıklarını bildiren 70 kişiden biriydi
Güzeller Güzeli Medine'ye hicret edince, bütün Müslümanlar O'nu misafir etme şerefine ermek için yarıştı Peygamberimiz hiç birini kırmamak için, devesini serbest bıraktı Deve, kimin evinin önünde durursa, Efendimiz onun misafiri olacaktı
Herkes büyük bir heyecan içinde devenin peşine düştü Nihayet, en çok sevinen Ebu Eyyüb oldu Çünkü Efendimizin devesi onun evinin önüne çökmüştü
Peygamberimizin mescidi ve evi yapılıncaya kadar, altı ay Ebu Eyyüb'ün evinde misafir oldu Misafirliği süresince, Efendimizi rahat ettirmek için büyük çaba sarfetti
Kendisi ve eşi, evin üst katında, Efendimiz ise alt kattaydı Yukarıdan toz, ya da su dökülür korkusuyla endişe ediyorlar ve uyuyamıyorlardı
Nitekim bir gece, testileri kırıldı ve su döküldü Aşağıya sızmasın diye suyun üzerine yorganlarını bastırdılar

* * *
Bir gece Ebu Eyyüb hazretlerinin uykusu kaçtı ve kendi kendine şöyle dedi:
"Biz Resulullah'ın üzerinde geziniyoruz ha!"
O gece üst katta uyuyamadılar Sabahleyin durumu Efendimize anlattılar
Güzeller Güzeli, "Alt kat benim için daha uygun" buyurdu
Ebu Eyyüb ısrar etti ve dedi ki:
"Hayır! Sizin alt katta olduğunuz bir evde ben uyuyamam"
Bunun üzerine Peygamberimiz üst kata taşınmaya razı oldu

* * *
Ebu Eyyüb radıyâllahû anh, Efendimizin döneminde Bedir dahil bütün savaşlara katıldı Efendimizden sonra da,ömrü cihad meydanlarında geçen bir kahramandı
Ancak asıl kahramanlığı, Efendimize gösterdiği misafirperlikte ve cömertlikte idi
Bir gün, Hazreti Ebu Bekir, çok sıcak bir öğle vakti Efendimizin mescidine geldi Hazreti Ömer de oradaydı
"Ey Ebu Bekir, niçin bu saatte buradasın?" diye sordu
"Açlıktan" dedi "Artık dayanamayacağım kadar acıktım"
Hazreti Ömer, "Yemin ederim ki, ben de aynı sebepten buradayım" dedi
Tam o sırada, bir de baktılar ki, Efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem de orada
O vakitte niçin dışarıda olduklarını sorunca da, günlerdir hiç bir şey yemediklerini söylediler Güzeller Güzeli, kendisinin de aynı durumda olduğunu söyledi ve "Haydi kalkın, gidelim" buyurdu
Ebu Eyyüb'ün kapısına kadar yürüdüler Orada evin hanımefendisi vardı
Misafirlerini görünce çok sevindi Onları, "Allah’ın Peygamberi ve beraberindekiler hoş gelmiş" diyerek karşıladı
Efendimiz, o eve hep belli bir vakitte gelir ve Ebu Eyyüb'ün kendisi için hazırladığı yemeği yerdi O gün Peygamberimiz aynı vakitte gelmeyince, Ebu Eyyüb hazırladığı yemeği çocuklarına yedirmiş ve çalışmak için evinin arkasındaki hurmalığına gitmişti
Güzeller Güzeli, "Ebu Eyyüb nerede?" diye sordu
Bu en güzel ses, sorulana kadar ulaştı Ebu Eyyüb, koşarak geldi, misafirlerini selâmladı Sonra da, "Ey Allah’ın Elçisi, her günkü vakitte gelmediniz?" dedi
"Evet, öyle oldu, doğrusun" buyurdu Efendimiz
Bu cevap üzerine, Ebu Eyyüb koşarak gitti ve hem kuru, hem yaş, hem de olgun hurmalar bulunan bir salkımı koparıp getirdi
Peygamberimiz bu salkımı fazla buldu ve "Ben bu kadarını istememiştim; bize biraz kuru hurma toplayıver, yeter" buyurdu
Ebu Eyyüb ise, "Ey Allahın Elçisi! Hurmanın bütün çeşitlerinden yemenizi istemiştim Ayrıca sizin için bir de keçi keseceğim" dedi
Efendimiz onu uyardı ve "Sakın, süt veren hayvanını kesme" buyurdu
Ebu Eyyüb keçiyi keserken, hanımına da şöyle seslendi:
"Sen ekmek yapmakta ustasın Bize biraz hamur yoğurup ekmek pişirir misin?"
Kendisi de, etin yarısını haşladı, yarısını da kızarttı Yemek hazırlanıp misafirlerin önüne konulmuştu ki, Efendimiz, etten bir parça koparıp bir ekmeğin üzerine koydu ve şöyle buyurdu:
"Ey Ebu Eyyüb! Bunu kızım Fatıma’ya gönder Zira böyle bir yemeği günlerdir yememiştir"
Yemekten sonra, Güzeller Güzeli, "Ekmek, et, kuru hurma, olgunlaşmamış hurma, olgun hurma" dedi ve ağlayarak şöyle devam etti:
"Canımı elinde tutan Allah’a andolsun ki, kıyamet günü bu nimetlerden hesaba çekileceksiniz"
Bu sözünün oradakilere ağır geldiğini gören Efendimiz, şu açıklamasıyla onları rahatlattı:
"Böyle nimetlere ulaştığınızda BİSMİLLAH deyiniz Doyduğunuzda ise, bize nimetlerini fazlasıyla veren Allah'a hamdolsun deyiniz EL HAMDÜ LİLLAH Böyle yapmanız bu nimetlerin karşılığıdır"

İSTANBUL SURLARININ
ÖNÜNDE EYYÜB–EL ENSARİ
Ebu Eyyüb radıyallahu anh Emeviler zamanında, İstanbul'u fethe çıkan ordu içinde de yer almıştı İstanbul o zaman, Kostantiniyye adıyla Bizans İmparatorluğu'nun başkenti idi
Yaşı sekseni çoktan geçmişti ama ruhu, fethi müjdeleyen hadis–i şerifle gepgençti
Şehrin kuşatılması sırasında bir Mücahid, büyük bir cesaretle Bizans askerlerinin içine kadar girmişti Dönüp geldiğinde bazı arkadaşları, "Niçin canını tehlikeye attın? Dediler
Ebu Eyyüb onlara döndü ve dedi ki:
"Ey insanlar! Kendinizi tehlikeye atmayınız ayetini, böyle yanlış yorumluyorsunuz Bu ayet, biz Ensar hakkında gelmişti
İslamiyet güçlenip yardımcıları çoğalınca, bizler Resulûllah’tan gizli olarak, aramızda şöyle konuştuk:
‘Epeydir mallarımıza bakamayıp ziyan ettik Artık onların başında dursak da yeniden daha verimli hale getirsek’
Bu konuşmamız üzerine, Yüce Allah Bakara Suresinin şu ayetini indirdi:
‘Allah yolunda mallarınızı harcayın, (cimrilik yaparak) kendinizi tehlikeye atmayın!’





» EBU EYYÜB HALiD BiN ZEYD EL–ENSARÎ - www.forumana.com

  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Yukarıdaki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Etiketler
bin, ebû, el–ensarÎ, eyyub, halid, zeyd


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:11.

Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2011 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Açılış Tarihi : 05.12.2011
Kuruluş Tarihi : 20.11.2011
Hazırlayan & Tasarlayan : Forumana.Com
 

Sosyal paylaşım platformu olan Forumana.Com sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumana.Com sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumana.Com yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

Forum, Forumlar, Forum Sitesi, Etiket, Sitemap, Arşiv